Sosyal Bilişim Nedir, Forumlardan Bu Yana Neyi Değiştirdi
Sosyal bilişim, insanların dijital ortamda birbirleriyle etkileşerek bilgi ürettiği ve dağıttığı sistemlerin ortak adı. E-posta, forumlar, yorum ve puanlama sistemleri, sosyal ağlar; hepsi bu başlığın altında. Ayırt edici yanı içeriğin kendisi değil, içeriğin kime bağlı olduğu. Aynı cümle, kimden geldiğine göre farklı ağırlık taşıyor.
Bilginin taşıyıcısı kişidir
Klasik bir bilgi sisteminde kayıt kendi başına anlam taşır. Stok adedi 12'dir, fatura kesilmiştir. Sosyal bir sistemde kaydın yanında en az iki şey daha dolaşır: kim yazdı ve kaç kişi onayladı. Bir yazılımcı için bu, tek bir içerik tablosu yerine kimlik, itibar ve görünürlüğün ayrı ayrı modellenmesi demek. Üçünü tek alana sıkıştıran sistemler ilk kötüye kullanım dalgasında dağılır.
Katılımcı odaklılık da bu yüzden yalnızca bir slogan değil. Kullanıcı hem üretici hem dağıtıcı olduğunda, sistemin ürettiği veri artık içerik değil, ilişki ağıdır. Ölçmen gereken şey de değişir.
USENET'ten bugüne değişen tek şey ölçek değil
1970'lerin konferans sistemleri, ardından USENET ve BBS'ler, 90'ların forumları: bunların hepsi konu merkezliydi. Bir başlığa girer, o başlığı okur, oraya yazardın. Kimi takip ettiğinin bir önemi yoktu.
2000'lerin sosyal ağları ekseni kişiye çevirdi. Ne göreceğini kimi takip ettiğin belirliyor. Ölçek büyümesinden çok bu eksen kayması önemli, çünkü moderasyon sorununu baştan değiştirdi. Konu merkezli sistemde denetlenecek ortak bir alan vardır; bir forum bölümünü iki gönüllü toparlayabilir. Kişi merkezli akışta iki kullanıcının ekranı aynı değildir, dolayısıyla denetlenecek ortak bir yüzey de yoktur. Bugünkü içerik moderasyonunun neden algoritmik olmak zorunda kaldığı buradan çıkar.
Güven ve dezenformasyon aynı borudan geliyor
Sosyal bilişimin artısı olarak şeffaflık ve güven sayılır: bilgi kişiye bağlı olduğu için geri bildirim çalışır, güvenilmeyen kaynak elenir. Eksisi olarak da dezenformasyon sayılır. Bu ikisi ayrı maddeler değil, aynı mekanizmanın iki çıktısı. Bir bilgiyi hızlı yayan şey, insanların tanıdıklarına duyduğu güvendir; yanlış bilgiyi hızlı yayan şey de tam olarak odur. Birini isteyip diğerini istememek gibi bir seçenek yok, olan tek şey yayılma hızıyla doğrulama hızı arasındaki farkı yönetmek.
Puanlama sistemleri bu farkın en görünür olduğu yer. Alışveriş sitelerinde puanlar tepede sıkışır; neredeyse herkes beş yıldıza yakın durur. Beş üzerinden 4,7 ile 4,8 arasındaki fark, ölçüm gürültüsünün içinde kalır. Bir satıcıyı ya da ürünü tek bir ortalama puana indirmem. Baktığım şey oy sayısı, puanların zamana yayılışı ve olumsuz yorumların içeriğidir: aynı kusur üç ayrı yorumda tekrarlanıyorsa o kusur gerçektir, ortalama ne derse desin.
İşletme tarafında somut karşılığı
Bir işletmenin sosyal bilişimden alacağı en somut şey duyuru kanalı değil, geri bildirim kanalı. Kampanya paylaşımı zaten reklamın dijital hali; yeni olan, memnuniyetsiz müşterinin sana ulaşmadan önce herkese ulaşabilmesi.
Bu yüzden takipçi sayısı zayıf bir gösterge. Yanıt süresini ölç, tekrarlayan şikayet başlıklarını say, aynı sorunun kaç farklı kanaldan geldiğine bak. Kurum içi iletişim platformları için de aynısı geçerli: kaç mesaj atıldığı değil, aynı sorunun kaç kez sorulduğu bilgi verir. Aynı soru sürekli soruluyorsa eksik olan iletişim değil, dokümantasyondur.
Güvenlik tarafında gerçekten işe yarayan üç şey
- İki faktörlü doğrulama, tercihen SMS yerine uygulama tabanlı olanı. SMS, numara taşıma saldırısına açık.
- Hesabına bağlı üçüncü parti uygulama izinlerinin gözden geçirilmesi. Şifreyi güçlendirmek işin kolay kısmı; yıllar önce bir yarışma uygulamasına verilmiş paylaşım yetkisi hâlâ orada duruyor olabilir.
- Paylaşmadan önce kaynağa gitmek. Alıntının alıntısı değil, ilk elden kaynak. Bu tek alışkanlık, dezenformasyon zincirinde senin halkanı kırar.
Kaynaklar