Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Kullanıcı Personası Türleri: Hangisi Ne Zaman İşe Yarar

Amaç, Rol, Etkileşimli ve Hayali Persona Arasındaki Fark

Persona derken çoğu ekip aynı şeyi kastetmiyor. Kimi kullanıcının hedefini anlatıyor, kimi organizasyondaki rolünü, kimi de ekibin adını hatırlayacağı bir karakteri. Bu dört yaklaşım birbirinin süslü versiyonu değil, farklı sorulara cevap veriyor. Hangisini seçtiğiniz, araştırmaya ne kadar zaman ayıracağınızı da baştan belirliyor.

Amaç odaklı persona: kullanıcı neyi bitirmeye çalışıyor

Bu yaklaşımın tek sorusu var. Kullanıcı bu ekranı ne yapmak için açtı? Demografik bilgi, meslek, hafta sonu alışkanlığı; tasarım kararını değiştirmiyorsa personada yer kaplamasın.

Pratikteki karşılığı senaryo yazmaktır. "Fatura kesecek" demek yetmez; kullanıcının hangi bilgiyle başladığını, hangi adımda durup başka bir sekmeye baktığını, işi bittiğini sanarak ekranı nerede kapattığını yazarsınız. Bu yüzden araştırma verisi olmadan yazılması en zor tür budur. Hedefi kullanıcıya sormadan uydurduğunuzda, ortaya çıkan hedef genellikle ürünün zaten yaptığı şeyin kendisi olur.

Rol odaklı persona: aynı kişi, farklı sıfat

Rol odaklı personada kullanıcının kim olduğu değil, ürüne hangi sıfatla geldiği belirleyicidir. Muhasebeden gelen kişiyle depo sorumlusu aynı yazılımı açar, çoğu zaman aynı butona basar, ama birinin yaptığı hata diğerinin gününü uzatır.

Kurumsal yazılımda en çok işe yarayan tür bu. Bir yönetim paneli projesinde rol odaklı personayı tam da bu yüzden kullandım: "bu ekranı kim görecek" sorusunun cevabı, yetki tablosunu yazmaya oturmadan önce hazırdı. Rol personalarıyla yetkilendirme matrisi birebir eşleştiğinde, altı ay sonra çıkan "aslında bu alanı satış da görmeli" tartışması bir tasarım toplantısı değil, tek satırlık bir kayıt güncellemesi haline geliyor.

Etkileşimli persona: ekip için, kullanıcı için değil

Etkileşimli persona farklı bir amaca hizmet eder. Çıktısı bir tasarım kararı değildir; ekibin kafasındaki soyut "kullanıcı" kelimesinin yerine geçecek somut bir kişidir. İsim, geçmiş, motivasyon, huysuzluk, hepsi biri toplantı ortasında "bunu o anlar mı" diye sorabilsin diye vardır.

Riski de tam burada. Kurgu zenginleştikçe kaynağından uzaklaşır, birkaç ay sonra kimse hangi detayın görüşme kaydından, hangisinin yazarın hayal gücünden geldiğini hatırlamaz. Persona dosyasında her iddianın yanına kaynağını yazmak sıkıcı bir alışkanlıktır, ama uzun vadede işe yarayan tek şey odur.

Hayali persona neden diğer üçüyle aynı listede duramaz

Hayali persona, gerçek kullanıcı verisi olmadan ekibin piyasa sezgisiyle yazdığı personadır. Yeni bir fikri tartışılabilir hale getirir; ilk haftalarda "kim için yapıyoruz" sorusuna en azından yanlışlanabilir bir cevap verir.

Fakat bu dördüncü madde, ilk üçüyle aynı eksende değil. Amaç, rol ve etkileşimli personalar personanın neye odaklandığını anlatır. Hayali persona ise bilginin nereden geldiğini anlatır. Hayali bir rol odaklı persona da yazabilirsiniz, araştırmaya dayanan bir etkileşimli persona da; bunlar birbirini dışlamıyor. Dördü yan yana bir menü gibi sunulduğunda ekipler "biz hayali olanı seçtik" deyip araştırma yapmamayı bir yöntem sanıyor. Oysa orada bir seçim değil, bir eksik var.

Hangisiyle başlamalı

Çok rollü, kurumsal bir üründe rol odaklı personayla başlayın. Tek tip kullanıcısı olan, doğrudan tüketiciye giden bir üründe amaç odaklı olan daha hızlı sonuç verir. Etkileşimli katmanı ise ancak ekip kalabalıksa ve tasarımcı dışındaki insanlar da karar veriyorsa ekleyin, çünkü asıl faydası ortak bir dil kurmak.

Hayali personayı bir tür olarak değil, bir aşama olarak görün. Yazın, üstüne tarih atın, birkaç hafta içinde beş kullanıcıyla konuşup düzeltin. Doğrulanmamış persona aylar sonra hâlâ duvarda asılı duruyorsa, o artık persona değildir; ekibin kendi varsayımını kullanıcıya söyletmesinin resmî yoludur.

Kaynaklar