Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Tasarımcı Markası: Neyi Sabitleyin, Neyi Serbest Bırakın

Tasarımcılar için marka kimliği: sabit katman ve değişken katman

Tasarımcıların çoğu markalaşmayı logo işi sanıyor. Asıl mesele hangi şeyin hiç değişmeyeceğine karar vermek: birkaç değer, bir ton, iki üç görsel sabit. Gerisi zaten değişir, değişmesi de iyi.

Önce sabitleri yazın

Vizyon ve misyon metinleri kurumsal süs gibi durduğu için atlanıyor. Atlamak yerine küçültün, iki cümle yeter: hangi işi neden yaptığınız, bir de hangi işi almadığınız. İkincisi genelde daha ayırt edici çıkar, çünkü "müşteri odaklı" cümlesini herkes kurabilir, ama "sadece dijital ürün arayüzü yapıyoruz, kurumsal kimlik almıyoruz" cümlesi sizi tanımlar.

Marka kılavuzunu genelde tek sayfada tutarım. Renk kodları, tipografi, logo kullanım kuralları ve o iki cümle. Kırk sayfaya çıkan kılavuz, kimsenin açmadığı bir PDF'e dönüşüyor.

Değişen katman kimliği bozmaz

Marka kimliğinin baştan sona sabit kalması gerektiği fikri fazla katı. Google logosunu haftada bir değiştiriyor, kimsenin kafası karışmıyor, çünkü değişen tek şey logo. Arama kutusunun yeri, sayfanın boşluğu, dört rengin sırası aynı kalıyor.

Sizin işinizde karşılığı şu: sunum şablonunuz, teklif dosyanız ve sosyal medya gönderiniz birbirinin kopyası olmak zorunda değil. Aynı yerden geldiği anlaşılsın yeter.

Sınırı nereye çekeceksiniz

"Esnek olun" ile "tutarlı olun" tavsiyeleri yan yana verildiğinde iş görmüyor, çünkü ikisi ters yöne çekiyor. İşe yarayan hali, katmanı önceden ayırmak: değişmeyecek olanı listeleyin, listede olmayan serbest.

Sınırı çekerken basit bir test var. Bir şeyi değiştirmenin maliyeti, o şeyin kaç yerde kopyalandığıyla birlikte büyür. Ana renginiz üç dosyada duruyorsa değiştirmek yarım saatlik iş. Otuz dosyada duruyorsa hiç değiştirmezsiniz, yani o renk siz karar vermeseniz bile artık sabittir. Sabit saydıklarınızı tek yerden okunacak biçimde tutun, tasarım dosyasında ortak stil, sitede tek değişken. Değişken saydıklarınızı da gerçekten değiştirin, yoksa ayrım kâğıt üstünde kalır.

Sadelik az öge değil, az karar demek

Sade marka denince akla minimal logo geliyor. Daha kullanışlı tarifi şu: müşterinin sizi başkasına anlatmak için kaç cümleye ihtiyacı var. Bir cümlede anlatabiliyorsa sadedir, logonun kaç çizgiden oluştuğu ikinci mesele.

Motto bulamıyorsanız zorlamayın. Olmaması, uydurulmuş olandan iyi; uydurulmuş motto ilk müşteri görüşmesinde yalanlanıyor.

Tekrarlayan hatalar

  1. Logo bitince markayı bitmiş saymak. Teklif dili, e-posta imzası ve iş bitiminde yazdığınız kapanış notu da aynı işin parçası.
  2. Portfolyoda her işi göstermek. Almak istemediğiniz işi gösterirseniz benzeri gelir.
  3. Kanal başına ayrı ton tutturmak. LinkedIn'de kurumsal, Instagram'da esprili, sitede mesafeli olan bir stüdyo tek kişi gibi durmuyor.
  4. Fiyat konusunu tamamen kapalı tutup konumlanmayı tesadüfe bırakmak. Bant aralığı vermek bile filtre işi görüyor.

Kaynaklar