Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Arkadaşınız Müşteriniz Olduğunda Freelance Tasarımda Ne Değişir

Arkadaşa Freelance Tasarım: Takasın Gizli Maliyeti ve Sınır Koymak

Freelance tasarıma başlayan hemen herkesin ilk müşterisi bir arkadaşıdır. Bu işlerin çoğu kötü bitmez, ama iyi de bitmez: teslim uzar, ödeme gecikir, kimse konuyu açmak istemez. Sorun dostlukta değil, işin baştan iş gibi kurulmamasında.

Bedava iş, ücretsiz olduğu için değil, sırasız olduğu için kötüdür

Parasız yaptığınız işin en görünür maliyeti kaybettiğiniz para değil. Kaybettiğiniz şey öncelik hakkı. Ücretli bir müşteri brief'i geciktirdiğinde takvimi kaydırdığını bilir; arkadaşınız geciktirdiğinde ortada takvim olduğunu bile bilmez. Metinler bir türlü gelmez, geri bildirim gece yarısı sohbet ekranından damla damla düşer, üçüncü revizyon talebi "zaten uğraşmışsın, bir de şuna baksan" diye açılır.

Bu yüzden "arkadaştan para alınmaz" kuralını tersine çevirmek gerekir. Rakam sembolik olabilir, ama sıfır olmamalı. Ödeme bir tarife değil, işin gerçek olduğunu ilan eden şeydir.

Takas göründüğü kadar adil değildir

Klasik öneri şu: arkadaşınızın restoranı var, siz siteyi yapın, o size bir süre yemek versin. Kulağa denk geliyor, ancak iki tarafın masaya koyduğu şeyin maliyeti aynı değil.

20.000 liralık bir siteyi 400 liralık öğünlerle takas ettiğinizi düşünün. Elli öğün eder. Restoranlarda gıda maliyeti genelde menü fiyatının üçte biri civarında seyrettiği için, karşı taraf bu anlaşmaya yaklaşık 6-7 bin liralık gerçek maliyetle giriyor. Siz ise sitenin tamamını, yani zamanınızın yüzde yüzünü veriyorsunuz. Etiket fiyatı üzerinden yapılan her takas, hizmet veren tarafın aleyhinedir; çünkü ürün satan tarafın marjı takasın içinde saklı kalır.

İkinci sorun zamanlama. Siteyi bir ayda teslim edersiniz, elli öğünü iki yılda tüketirsiniz. Bu süre boyunca alacaklısınız ve alacağınız, işletmenin ayakta kalmasına bağlı. Kapanırsa elinizde kalan şey bir teşekkür olur.

Takası tamamen reddetmek gerekmiyor. Küçük tutun, kısa tutun, mümkünse karşı tarafın maliyeti üzerinden hesaplayın ve bir de vergi tarafını hatırlayın: takas hukuken trampa sayılır, yani iki ayrı satış. İki tarafın da fatura kesmesi gerekir. "Yemekle hallettik" diye kayıt dışı bıraktığınız iş, ilerideki bir incelemede ikinizin de sorunu olur.

Sözleşme dostluğa hakaret değil, dostluğu koruyan tampondur

Sözleşmenin işlevi mahkemeye gitmek değil. Asıl işlevi, tartışmayı arkadaşınızla değil bir belgeyle yapmanızı sağlamak. "Bu revizyon paketin dışında" cümlesini söylemek zordur; "anlaşmada üç revizyon yazıyor" cümlesi kolaydır.

Bir sayfa yeter. İçinde kapsam, revizyon sayısı, teslim tarihi, ödeme takvimi ve işin hangi anda bitmiş sayıldığı olsun. Arkadaş projelerine özel bir madde daha ekleyin: proje ortada bırakılırsa ne olacak. Dostlar arasında yapılan işlerin çoğu kötü teslim edildiği için değil, yarıda unutulduğu için ölür. O ana kadarki emeğin karşılığını yazmadıysanız, o emek kimsenin borcu olmaz.

Hayır demenin ucuz yolu

Uzmanlık alanınız dışındaki işi kırmamak için kabul etmek, kırılmayı ortadan kaldırmaz, sadece dört ay ileri atar. Üstelik o kırılma bu kez kötü bir işin üstünden gelir.

Reddetmenin en az sürtünmeli hali, cümleyi "yapamam" ile değil bir isimle bitirmektir. Yerine birini önerdiğinizde arkadaşınız reddedildiğini değil yönlendirildiğini hisseder, siz de bir meslektaşınıza iş göndermiş olursunuz. Bunun geri dönüşü, isteksizce yaptığınız işin getireceğinden yüksektir.

İş konuşmasının bir adresi olsun

"Sofrada iş konuşmayalım" kuralı iyi niyetli ama uygulanmaz. Konu açılır. Çalışan şey konuyu yasaklamak değil, bir yere taşımak: "aklında kalsın, bunu yarın yazılı gönder." Bu tek cümle hem konuyu masadan kaldırır hem de talebin kaydını tutar. Sözlü gelen her istek, teslimden sonra hatırlanmayan bir isteğe dönüşür.

Proje ile ilgili her şey tek kanalda toplansın. Hangi kanal olduğu değişir, iki kanal olmaması değişmez.

Peki ne zaman kabul etmeli

Arkadaş işine hep uzak durmak da doğru değil. İlk yıllarda portföyün büyük kısmı oradan gelir. Üç şart aynı anda sağlanıyorsa kabul edin: iş portföyünüzde eksik olan bir şeyi dolduruyorsa, arkadaşınız tek karar verici ise, ve parayı konuşurken ikinizin de sesi bozulmadıysa.

Üçüncüsü en iyi göstergedir. Rakamı söylediğinizde ortaya düşen sessizlik, projenin ilerideki bütün sessizliklerinin habercisidir. O sessizliği baştan duymak, işi yarıda bırakmaktan ucuzdur.

Kaynaklar