Teknoloji Mesleği Seçimi: Rol Listesi Yerine İşin Kendisi
"Hangi teknoloji işi bana uygun?" sorusuna genelde bir rol listesiyle cevap verilir: veri analisti, front-end, full-stack, UX. Bu listeler iş ilanlarının başlıklarını sıralar, işin kendisini değil. Seçimi ilan başlığından değil, o işin günlük temposundan yapmak daha sağlam sonuç veriyor.
Rol isimleri işin kendisi değil
Teknoloji rolleri sabit kategorilermiş gibi anlatılır. Oysa bu başlıklar ilan metinlerinin dili ve on yılda bir değişiyor. Bir zamanlar webmaster denen iş bugün en az üçe bölünmüş durumda, "veri analisti" ilanlarının önemli bir kısmı aslında rapor otomasyonu arıyor. Küçük şirketlerde başlık iyice esner: front-end yazan kişi sunucu loglarına da bakar.
Dolayısıyla "hangi rol" sorusunun cevabı, verilse bile kısa ömürlü olur.
Dört yol ve gerçekten istedikleri
- Veri analisti: SQL günlük ekmek, Python ya da R ikinci dil. Zor kısım sorgu yazmak değil; çıkan tablodan bir karar çıkarmak ve o kararı ikna edici anlatmak.
- Front-end geliştirici: HTML, CSS, JavaScript, ardından React veya Angular. Tarayıcı uyumu, erişilebilirlik ve performans işin görünmeyen yarısı.
- Full-stack geliştirici: Aynı kişi hem arayüzü hem servisi yazar. Bant yüksek, ama küçük ekiplerde bu başlık çoğu zaman "tek kişiyle tüm ürün" demeye geliyor.
- UX tasarımcısı: Kullanıcı görüşmesi, wireframe, kullanılabilirlik testi, Figma. Araçlar birkaç haftada öğrenilir; asıl mesele ekibi bulgulara ikna etmek.
Size uyup uymadığını nasıl anlarsınız
Bir alanın bana uyup uymadığını genelde iki haftalık küçük bir projeyle ölçerim, okuyarak değil. Kendi ihtiyacınızdan doğan ufak bir problem seçin, bitirin, sonra hangi aşamayı sürekli ertelediğinize bakın.
Sinyal orada saklı. Veri işinde zamanın büyük bölümü veriyi temizlemeye gider, analize değil; temizliği sıkıcı buluyorsanız analistlikte günlerin çoğu sıkıcı geçecek demektir. Front-end tarafında tarayıcı farklarıyla uğraşmak, UX tarafında bulgularınıza itiraz eden bir ekiple konuşmak aynı testin karşılıkları. İlgi çeken kısım herkesi çeker; işi taşıyan kısım sıkıcı olandır.
Maaş tabloları kimin pazarından geliyor
Kariyer rehberlerinde dolaşan bantlar, junior front-end için 55-75 bin dolar gibi, ağırlıkla ABD anketlerinden çıkıyor. Türkiye'den bakan biri için bu rakamların doğrudan bir karşılığı yok; ancak uzaktan ABD'li işverene çalışmayı hedefliyorsanız anlamlı, o zaman da rekabet ve dil eşiği ayrı bir konu.
İkinci sorun tablonun kendi içinde. Aynı listelerde mid seviye front-end 75-100 bin, junior full-stack 66-82 bin olarak veriliyor; bantlar birbirinin içine giriyor. Yani bu tablo rolleri sıralamıyor, sadece deneyimin fiyatlandığını gösteriyor. Rol seçimini buradan yapmak yanlış girdi kullanmak olur.
Sertifika mı, portföy mü
Sertifika bir filtreyi geçirir, mülakatı geçirmez. İK taramasında işe yarar, teknik görüşmede kimse belgeye bakmaz; ekranda çalışan bir şey ister. İkisi arasında sıkıştıysanız önce projeyi bitirin.
Portföyün iyisi de gösterişli olan değil, bitmiş olanıdır. Küçük ama gerçekten kullanılan bir araç, yarım kalmış üç iddialı projeden fazlasını anlatır. Yanına kısa bir yazı ekleyin: neyi neden öyle yaptığınız, nerede takıldığınız. Bunu okuyan kişi teknik seviyenizi tahmin edebilir, listelenen teknoloji isimlerinden tahmin edemez.
Kaynaklar