UX Portföyü Nasıl Hazırlanır? Vaka Analizi ve Derinlik Dengesi
UX portföyü, bitmiş ekranların sergilendiği bir galeri değil, bir tasarımcının problemi nasıl çerçevelediğini gösteren belgedir. Bu ayrım kulağa basit gelir, ama portföylerin çoğu tam burada tökezler: süreci anlatacağım denir, sonra üç projenin ana sayfası art arda dizilir. Süreci göstermek yer kaplar ve o yer sınırlıdır. Portföyün asıl tasarım kararı, bu sınırlı yeri nasıl böldüğündür.
Portföy tam olarak neyi kanıtlar?
Grafik tasarım portföyü çıktıyı gösterir: afiş, logo, kapak. Bakan kişi beğenir ya da beğenmez, arada fazla bir şey yoktur. UX portföyü bunu yapamaz, çünkü teslim edilen şey çoğu zaman birkaç kişinin elinden geçmiş bir arayüzdür ve ekranın kendisi kime ait olduğunu söylemez.
Kanıtlanması gereken şey ekran değil, karar. Hangi soruyu sordun, neye göre cevapladın, cevabın yanlış çıktığında ne yaptın. Karşı taraf da zaten bunu arıyor: daha önce hiç görmediği bir problemle karşılaştığında bu kişinin ne yapacağını.
Bir vaka analizinin taşıması gereken dört şey
Problemle başla ve problemi kullanıcı tarafından yaz. "Dönüşüm oranı düşüktü" bir iş hedefidir, problem değil. "Kullanıcılar kargo ücretini ancak ödeme adımında görüyordu" problemdir, çünkü nereye bakılacağını söyler.
Kısıtlar bölümü genelde atlanır, oysa portföyü sahiciliğe en çok yaklaştıran yer orasıdır. İki haftan vardı. Eski sistemin veri şemasına dokunamıyordun. Araştırma için ancak beş kullanıcıya ulaşabildin. Kısıtı yazmak zayıflık göstergesi değil; kararın neden o karar olduğunu açıklayan tek şey çoğu zaman kısıtın kendisidir.
Süreç kısmında empati, tanımlama, ideasyon, prototip başlıklarını sırayla dizmek yerine gerçekte olan sırayı yaz. Süreç geri dönüşlüdür. İlk prototipin testte çöktüğünü ve tanımlama aşamasına geri döndüğünü anlatan bir portföy, dörtlü şemayı kusursuz uygulamış gibi görünen portföyden daha inandırıcı durur.
Sonuçta sayıya ulaşabiliyorsan sayı ver, ulaşamıyorsan uydurma. Çoğu projede dönüşüm oranını göremezsin; gizlilik anlaşması vardır ya da ürün hiç yayına çıkmamıştır. O durumda testten çıkan gözlem de bir sonuçtur: "beş kullanıcının dördü filtre alanını fark etmedi" cümlesi, kaynağı belirsiz bir yüzdeden daha fazla iş görür.
Her aşamayı göstermekle beş dakikada okunmak aynı anda olmaz
İki tavsiye de doğru kabul edilir: süreci baştan sona anlat, ama portföyün kısa sürede taransın. Hesabı yapınca çakıştıkları görülüyor. Okuyucunun dakikada 200 kelime okuduğunu ve beş dakika ayırdığını varsayalım; elinde 1000 kelime var. Üç projeyi de tam süreçle anlatırsan proje başına 330 kelime düşer, dört aşamaya bölününce aşama başına 80 kelime kalır. 80 kelimeyle bir kullanıcı araştırmasının nasıl kurulduğu anlatılamaz, olsa olsa "kullanıcı görüşmeleri yaptık" denir, ki bu hiçbir şey söylememektir.
Çözüm üç projeyi birden kısaltmak değil, aralarında hiyerarşi kurmak. Bir projeyi sonuna kadar aç, ötekileri problem ve sonuç cümlesiyle geç, meraklanan zaten sorar. Bir portföyü incelerken genelde tek bir vaka analizini sonuna kadar okur, kalanına göz gezdiririm; hangisinin okunacağını okuyucunun seçimine bırakmak yerine sen seç ve onu ilk sıraya koy.
Format ve dağıtım
Kişisel site ile PDF birlikte gider. Behance ve Dribbble görsel akış üzerine kurulu olduğu için süreç metnini gömer; oralarda durmakta sakınca yok, ama asıl anlatının yaşadığı yer olmamalı.
Sitenin kendisi de bir kullanıcı deneyimi örneğidir: açılış süresi, mobil davranışı, gezinme. Bunu bir teknoloji vitrinine çevirmek ters teper. Kaydırmayla tetiklenen animasyonlar vaka analizinin okunmasını zorlaştırıyorsa portföy kendi iddiasını çürütmüş olur.
- PDF sürümünü her zaman hazır tut. Birçok başvuru formu tek dosya ister ve site bağlantısına bakılmadan eleme yapılır.
- Bir projeye şifre koymak zorundaysan şifreyi başvurunun içine yaz. "Erişim için benimle iletişime geçin" cümlesi çoğu zaman kimsenin geçmediği bir kapıdır.
- Rolünü her projenin başında tek cümleyle belirt. Beş kişilik ekipte hangi kısım senin elinden çıktıysa o.
Geriye proje seçimi kalıyor ve en sık yapılan hata eksik proje değil, fazla proje. Sekiz işi yüzeysel anlatan bir portföy, ikisini derinlemesine anlatandan daha zayıf durur; karşı taraf kaç iş yaptığını değil, bir işi ne kadar ileri götürebildiğini merak ediyor.