UX Projelerinde Zaman Yönetimi: Tavsiyelerin Hangisi Gerçekten Tutuyor
UX projelerinde teslim tarihi kaçtığında ilk suçlanan şey genelde disiplin olur. Oysa tasarım işinin önemli bir kısmı, ne kadar süreceği ancak bittikten sonra bilinen keşif işidir. Standart zaman yönetimi tavsiyelerinin çoğu bu belirsizliği çözmez, sadece daha düzenli görünmesini sağlar. Birkaçı yine de işe yarıyor, ama çoğunlukla anlatıldığı gerekçeyle değil.
Bildirim ile odaklanma aynı takvimde durmaz
Tasarımcının işe dalınca saati unutması bir sorun olarak sunulur, çözüm olarak da zamanlayıcılar ve hatırlatıcılar önerilir. Bu iki tavsiye birbirini yiyor. Bir problemin içine girmeniz yarım saat alıyorsa, saat başı çalan bildirim tam da korumaya çalıştığınız durumu dağıtır.
İşe yarayan versiyonu şu: uyarıyı göreve değil güne bağlayın. Sabah bir, öğleden sonra bir kontrol noktası koyun, aradaki bloklarda bildirim kapalı kalsın. Kaybettiğiniz şey anlık takip, kazandığınız şey günde iki blok kesintisiz çalışma.
Günlük plan üretkenlik aracı değil, tahmin ölçer
Sabah listesi yapmanın asıl faydası işleri sıraya dizmek değil. Akşam aynı listeye dönüp nerede saptığınıza bakmak. İki hafta sonra elinizde kendi sapma katsayınız olur, bir sonraki planı o katsayıyla çarparak kurarsınız. Tahmin sapmasını disiplin sorununa bağlamam; sapma, işin ne kadar tanımsız olduğunu gösteren bir ölçümdür.
80/20 kuralı bu noktada sık anılır ama tek başına bir işe yaramaz, çünkü hangi yüzde yirminin yeterli olduğunu iş bitmeden söylemez. Kuralı kullanılabilir hale getiren şey, "yeterince iyi"nin ne demek olduğunu işe başlamadan yazmaktır. Sonradan tanımlanan yeterlilik her zaman pazarlığa açıktır.
Görev başına konan tampon buharlaşır
Her göreve yarım gün tampon eklemek sezgisel olarak doğru gelir. Pratikte olan şudur: erken biten görev kazancını sonrakine devretmez, çünkü kimse hazır diye erken başlamaz. Geciken görev ise gecikmesini olduğu gibi devreder. Kazanç durur, kayıp akar.
On görevin her birine yarım gün koyarsanız beş gün tampon dağıtmış olursunuz ve büyük ihtimalle hiçbirini göremezsiniz. Aynı beş günü projenin sonunda tek blok halinde tutarsanız koruma daha güçlü olur, üstelik daha azıyla yetinirsiniz: görevlerin sapmaları birbirinden bağımsızsa toplam sapma, tek tek sapmaların toplamı kadar büyümez. Tamponu göreve paylaştırmak matematiksel olarak da israftır.
Kendine erken tarih koymak, ancak bir insana söz verdiyseniz çalışır
Resmi teslimden iki gün önceye kendi tarihinizi yazma tavsiyesi doğru, gerekçesi eksik. Kendi koyduğunuz tarihin sahte olduğunu bilirsiniz, o yüzden bağlamaz. Bağlayan şey karşı taraftır: o gün birinin prototipi açacak olması, ya da birine "perşembe göndereceğim" demiş olmanız.
Yani takvime tarih değil randevu koyun. Tek başına yazılan tarih bir niyet beyanıdır, paylaşılan tarih taahhüt.
Süreyi gerçekten kısaltan şey geri bildirim aralığı
Bir UX projesinde harcanan zamanın en pahalı kısmı, yanlış yönde ilerlenen kısımdır. Üç haftalık bir tasarımı ancak sonunda gösterirseniz, ters çıkan bir varsayımın bedeli üç haftadır. Aynı işi haftada bir açıp gösterirseniz bedel bir haftaya iner.
Zaman yönetimi listelerinde en çok göz ardı edilen madde bu, çünkü kişisel disiplinle değil ekip alışkanlığıyla ilgili. Toplantı sayısını azaltmak makul bir hedef, ama kesilecek olan durum güncellemesi toplantısıdır. Ekranın açılıp işin gösterildiği toplantı zaten işin kendisidir.
Kaynaklar