Konu Başlıkları
Yükleniyor...

UX Pahalı Değil, Geç Kalmış UX Pahalı

UX Maliyeti, Yeniden Yapım Bedeli ve Ölçülebilir Geri Dönüş

UX'in pahalı görünmesinin sebebi çoğu zaman fiyatı değil, faturanın ne zaman kesildiği. Tasarım araştırması bütçede tek kalem olarak durur; onun engellediği yeniden yapım işi ise geliştirme maliyetinin içinde erir, kimse ayrı satır olarak yazmaz. Karşılaştırma baştan çarpık kurulur.

Görünen kalem, görünmeyen kalem

Bir projede UX bütçesi tek satırdır: araştırma, prototip, test. Yeniden yapım maliyetinin böyle bir satırı yoktur. Yanlış kurgulanmış bir akış geliştirme başladıktan sonra düzeltildiğinde fatura sprint planına, QA turlarına, veri taşıma işlerine dağılır ve toplamı hiçbir yerde tek rakam olarak görünmez.

Yani "UX pahalı" cümlesi çoğu zaman bir ölçüm hatasıdır. Ölçülen şeyle ölçülmeyen şey karşılaştırılıyor.

Kararın bedeli neye bağlı büyür

Bir tasarım kararının pahalıya patlaması, kararın kendisiyle değil, o karara dayanarak kaç şey üretildiğiyle ilgilidir. Ekran yerleşimi değişirse ekran değişir. Adımların sırası değişirse form doğrulaması, uç nokta sözleşmesi, çoğu zaman tablo şeması da değişir. İkincisi tasarım işi değil göç işidir, ve faturayı katlayan da odur.

Her batan ürünü UX hanesine yazmak

Bu tartışmada hep aynı liste dolaşır: Ford Edsel, Apple Lisa, Windows ME. Üçünün de kullanıcı tarafında sorunları vardı, ama batma sebepleri başkaydı. Lisa 1983'te on bin dolara yakın bir etiketle çıktı ve bir yıl sonra kendi şirketinin çok daha ucuz makinesi tarafından içeriden yenildi. Edsel yanlış segmente, resesyona giren bir pazara sürüldü. Windows ME'nin sorunu kararlılıktı; arayüzü selefinden ciddi biçimde farklı değildi.

Listeyi olduğu gibi kullanmak savunmayı zayıflatır. Fiyatlandırma ve zamanlama hatalarını UX hanesine yazarsanız, karşı taraf tek örneği çürüttüğünde bütün argüman birlikte düşer.

Küçük projede ne kadar UX

Küçük bir işte üç haftalık persona çalışmasının ve segment haritasının karşılığı yoktur. Beş kişiyle yarım günde yapılan bir koridor testini, aynı ekibin oda içinde ürettiği persona dokümanından daha güvenilir bulurum: birincisi gerçek insanların gerçek ekranda nerede takıldığını gösterir, ikincisi çoğunlukla ekibin kendi varsayımlarının temize çekilmiş halidir.

Bütçe büyüdükçe denge değişir. Rol bazlı, yılda bir değil günde yüz kez kullanılan sistemlerde araştırma tarafı ağırlaşır, çünkü oradaki hata tek kullanıcıyı değil bütün operasyonu yavaşlatır.

Geri dönüşü nereden ölçersiniz

Ölçülmeyen ROI iddiası slogandır. Ölçülebilir olanlar bellidir, üstelik çoğu zaten sistemde kayıtlıdır:

  • Destek kayıtlarının konu dağılımı: aynı ekranla ilgili tekrar eden talep sayısı düşüyor mu?
  • Formda terk noktası: kullanıcı hangi alanda bırakıyor, değişiklikten sonra o alan hâlâ ilk sırada mı?
  • Görevin tamamlanma süresi: aynı işi yapan kullanıcı kaç adımda ve ne kadar sürede bitiriyor?

Bunları toplamak için ayrı bir analitik ürüne gerek yok, adım geçişlerini kendi loglarınıza yazmak çoğu durumda yeter. Ölçüm olmadığında UX tartışması zevk meselesine döner, o tartışmayı da odadaki en kıdemli kişi kazanır.

Kaynaklar