Tasarım İşi Başvurusunda Ön Yazı: Ne Yazmalı, Neyi Atmalı
Tasarım başvurularında portföy saatlerce cilalanır, ön yazı son on dakikada yazılır. Oysa işveren sırayı tersten kurar: önce ön yazıyı okur, portföyü açıp açmayacağına çoğu zaman orada karar verir. Ön yazının işi sizi övmek değil, ilandaki ihtiyaçla yaptığınız iş arasındaki bağı kurmak.
Portföy varken ön yazı neden var?
Makul bir soru. Yaptığınız işi zaten görecekse, işverenin metne ne ihtiyacı olsun? Cevap şu: portföy ne yapabildiğinizi gösterir, ön yazı ilanı okuyup okumadığınızı gösterir. İkincisi daha ayırt edici, çünkü yeterince iyi portföy çok, ilanı gerçekten okumuş aday az.
Kendi açtığım ilanlara gelen başvuruların içinde, ön yazısında ilandaki tek bir maddeye bile değinen adayların sayısı bir elin parmaklarını geçmemişti. Değinenler de otomatik olarak listenin üstüne çıkmıştı, metin şahane olduğu için değil, tek okuyan onlar olduğu için.
Kime yazdığınızı bulun
"Sayın Yetkili" kalıbı, adayın kime yazdığını araştırmadığını tek satırda ilan eder. İsim genelde bulunabilir: şirketin ekip sayfası, LinkedIn'de "design lead" araması, hatta ilandaki başvuru adresinin kendisi (ayse@sirket.com yazıyorsa muhatabınız Ayşe olabilir).
Peki gerçekten hiçbir yerde isim yoksa? O zaman ismi uydurmaya çalışmak yerine sade bir "Merhaba" ile başlayın. Yapay resmiyet, isimsizlikten daha kötü duruyor.
"Kişiselleştir" ile "kısa tut" çelişkisi
Bu iki tavsiye her rehberde yan yana durur ama birbirini çeker: kişiselleştirme yer ister, kısalık yer bırakmaz. Çözüm eklemek değil, yer açmak.
Açılacak yer de bellidir. Ön yazıların yarısı, CV'de zaten satır satır yazan kariyer özetini nesir haline getirmekle geçer. O paragrafı silin, boşalan yeri şirkete ve pozisyona ayırın: hangi ürünlerini kullandınız, ilandaki hangi problem sizin daha önce çözdüğünüz bir probleme benziyor. Kelime sayısı aynı kalır, metnin ağırlık merkezi değişir.
Hangi işi, nasıl göstereceksiniz
İki ya da üç örnek yeter, ama seçim ilana göre yapılmalı. Arayüz tasarımcısı arayan bir ilana en sevdiğiniz logo çalışmasını göndermek, portföyün genişliğini değil odak eksikliğini anlatır.
Dosya eklemek yerine bağlantı verin. Bunun sebebi estetik değil, teknik: kurumsal posta sunucuları büyük ekleri kesiyor, Gmail tarafında sınır 25 MB, kurumsal filtreler bunun çok altında olabiliyor ve bir tasarım PDF'i bu sınırlara rahatça dayanıyor. Üstelik başvuruların önemli bir kısmı artık tek bir metin kutusu olan formlardan geliyor, orada ek diye bir alan bile yok.
Bağlantıyı verirken portföyün ana sayfasını değil, bahsettiğiniz projenin kendi sayfasını gösterin. Karşı taraftan üç tık daha atmasını beklemeyin.
Talimatlar sıkıcıdır, uyulur
İlanda dosya biçimi, konu başlığı ya da bir başvuru kodu isteniyorsa bunlar keyfi kurallar değil, çoğu zaman gelen kutusunda çalışan bir filtrenin girdisi. Yanlış konu başlığıyla gönderilen mükemmel bir ön yazı, kimse okumadan bir klasöre düşer.
Aynı sebeple iletişim bilgilerini metnin içine yazın: ad, e-posta, telefon, varsa LinkedIn. Cevap yazmak isteyen kişinin sizi bulmak için eski maile geri dönmesi gerekmesin.
Kaynak