Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Informal Kullanılabilirlik Testi: Az Hazırlıkla İşe Yarar Bulgu

Yarım Saatlik Kullanılabilirlik Testi Nasıl Yapılır?

Kullanılabilirlik testinin pahalı kısmı testin kendisi değil, çevresine kurulan tören. Test planı, katılımcı taraması, gözlem odası derken iki hafta geçiyor ve o sırada arayüz zaten değişmiş oluyor. Töreni atlayıp bir kişiye yarım saat ayırdığınızda elinizde kalan veri hâlâ işe yarıyor. Informal test bunun adı: az hazırlık, hızlı bulgu, ekibe doğrudan aktarım.

Önce tek bir soru seçin

Informal testin tek şartı var: tek bir soruya cevap arayacaksınız. "Ürün nasıl olmuş?" diye başlayan oturum hiçbir şey vermez, herkesin zaten bildiği şeyleri tekrar ettirir. "Yeni kullanıcı ödeme adımında kayıtlı kartını bulabiliyor mu?" diye başlayan oturum üçüncü katılımcıda cevabını verir.

Kurulum şu kadar:

  1. Test edilecek akışı seçin, başlangıç ekranını açık bırakın.
  2. Görevi tek cümleyle verin: "Kayıtlı kartınızla bir sipariş tamamlayın."
  3. Sesli düşünmesini isteyin, sonra susun.
  4. Ekranı kaydedin. Aynı anda not almaya çalışırsanız katılımcıyı izleyemezsiniz.
  5. Bitince takıldığı iki noktayı sorun, tasarım tavsiyesi istemeyin.

Son madde en çok atlananı. Kullanıcı iyi bir tasarımcı değildir, iyi bir tanıktır; "buraya bir buton koyun" önerisi genelde yanlış çözümdür ama arkasındaki tıkanma gerçektir. Katılımcıya nereye tıklaması gerektiğini de söylemem: ilk on saniyede gözünün nereyi taradığı, oturumun geri kalanından daha fazla şey anlatır.

İç katılımcı tuzağı

Informal testin klasik önerisi, UX ekibi dışından birini masaya oturtmaktır. Muhasebeden bir arkadaş gerçekten de tasarımcıdan daha temiz bir göze sahiptir, ama sınırı var: o kişi ürünün kelime dağarcığını zaten biliyor. "Cari hesap", "varyant", "taslak sipariş" gibi kurum içi terimler ona hiç yabancı gelmez.

Bu yüzden iç katılımcıyı akış tıkanmalarında kullanın: kaç adım sürüyor, geri dönmek gerekiyor mu, hata mesajı ne yapacağını söylüyor mu. Etiketlerin anlaşılırlığını ve bir özelliğin bulunabilirliğini iç katılımcıyla test etmek ise ölçmek istediğiniz şeyi baştan yok eder. O soruların cevabı için ürünü hiç görmemiş birine ihtiyacınız var, tek kişi bile olsa.

Kaydı değil, bulguyu paylaşın

Kırk dakikalık ekran kaydını kimse izlemez. Toplantıya rapor da götürmeyin, yirmi saniyelik klip götürün: katılımcının kartı yanlış yerde aradığı an. O yirmi saniye, tartışmayı "bence böyle daha iyi" düzleminden çıkarıp ortak bir kanıtın üzerine oturtur.

Bulguyu yazarken yoruma değil sayıma bağlayın. "Kullanıcılar ödeme ekranını beğenmedi" kimseyi harekete geçirmez; "üç katılımcının üçü de kayıtlı kartı sepet sayfasında aradı" cümlesi ise kendi çözümünü söyler. Bu yüzden informal test aslında bir araştırma yöntemi kadar bir iletişim yöntemidir: geliştiriciyle tasarımcı arasındaki fikir tartışmasını on dakikada bitirir.

Ne zaman formal teste geçmeli

Sık tekrarlanan "beş kullanıcı yeter" kuralı, tek ve homojen bir kullanıcı grubu varsayar. Hem bayi hem son kullanıcı gibi iki ayrı kitleye hizmet ediyorsanız o beş kişi ikiye bölünmez, her grup için ayrı ayrı gerekir; koridorda bulduğunuz üç kişiyle iki segmenti birden test ettiğinizi sanmak, informal testin en sessiz hatası.

Bunun dışında ölçüm istendiğinde formal düzene geçin: iki tasarımın görev tamamlama süresini karşılaştıracaksanız, erişilebilirlik uyumunu belgelemeniz gerekiyorsa ya da bulguyu kurum dışına savunacaksanız kontrollü ortam şart. Geri kalan her durumda haftada bir yarım saat, iki haftada bir hazırlanan test planından daha fazla iş görür.

Kaynak