Bağlamsal Farkındalıklı Bilişim: Sinyal, Karar ve Sınırları
Bağlamsal farkındalıklı bilişim, bir sistemin konum, saat, cihaz durumu gibi sinyalleri okuyup davranışını buna göre değiştirmesi demek. Kulağa basit geliyor; uygulamada sinyal sayısı arttıkça hesaba katılması gereken durum sayısı katlanarak büyüyor. Asıl mesele daha çok sensör toplamak değil, hangi sinyale ne kadar güvenileceğine ve hangi kararın kullanıcıya sorulmadan verilebileceğine karar vermek.
Sinyal toplamak kolay, ona güvenmek zor
Bir sistemin okuduğu şey bağlamın kendisi değil, vekilidir. GPS konumu "evdesin" demez, "eve yakın bir koordinattasın" der. Takvimdeki kayıt "toplantıdasın" demez, "birisi bu saati işaretlemiş" der. Fark küçük görünür ama sistemin saçmaladığı anlar tam olarak buradan doğar.
Sinyalleri güvenilirliklerine göre ayırmak işi baştan kolaylaştırır. Cihazın kendi durumu neredeyse kesindir: ekran açık mı, şarjda mı, hangi ağa bağlı. Kullanıcının niyetine dair her çıkarım ise tahmindir ve kodda da tahmin gibi durmalı, kesin bilgi gibi değil.
İki hata türü aynı maliyette değil
Otomatik davranışın iki yanlışı var: yapılması gerekeni yapmamak, yapılmaması gerekeni yapmak. İkincisi çok daha pahalı, çünkü kullanıcı önce olanı fark etmek, sonra nereden geri alacağını bulmak zorunda kalıyor. Telefon gereken yerde sessize geçmezse rahatsız olursunuz; gerekmediği yerde geçip acil bir aramayı kaçırırsanız o özelliği bir daha açmazsınız.
Buradan çıkan kural basit. Sistem emin değilse davranışı değiştirmesin, teklif etsin. Emin olduğu yerde de yaptığı şeyi görünür bıraksın. Ekranda duran "sessize alındı, geri al" satırı, arka planda çalışan en iyi modelden daha çok işe yarar.
Durum sayısı sessizce katlanıyor
Sinyal sayısı arttıkça hesaba katılması gereken durum sayısı doğrusal büyümez. k tane ikili sinyal 2^k kombinasyon üretir: beş sinyalle 32, on sinyalle 1024 farklı durum. Bunların çoğu gerçek hayatta hiç oluşmaz, ama hangilerinin oluşmayacağını önceden bilmediğiniz için kuralları yazarken hepsi masadadır. "Daha çok sensör, daha iyi kişiselleştirme" beklentisi tam burada ters çalışır.
Bağlam kurallarını genelde öğrenen bir modelle değil, elle yazılmış birkaç açık kuralla çözerim; kural yanlış tetiklendiğinde hangi satırın tetiklediğini okuyabiliyorum, modelde bunu ancak tahmin ediyorum. Sinyal sayısını üç dörtte tutmak da aynı sebeple çoğu üründe kayıp değil kazanç.
Kavram yeni değil
Terim 1994'e dayanıyor. Bill Schilit ve ekibi, mobil cihazların bulundukları ortamı algılayıp davranışlarını ona göre ayarlaması fikrini tarif etti. O tarihte eksik olan sensör değildi; sensörü sürekli açık tutacak pil ve veriyi taşıyacak bağlantı yoktu. GPS'in telefona girmesiyle fikir kendiliğinden yayıldı. Bugün hâlâ çözülmemiş olan kısım teknik değil: hangi kararı kullanıcıya sormadan vermeye hakkınız olduğu.
Kaynaklar