Zayıf Yönlerle Baş Etme: Girişimci ve Freelancer İçin Üç Yol
Serbest çalışırken zayıf yönlerinizi kimse sizin adınıza kapatmaz. Yaygın tavsiye üçe ayrılıyor: hesap verebilirlik partneri bulmak, eksiği tek başınıza adım adım kapatmak, sorunları önceden öngörüp hazırlık yapmak. Üçü de işe yarar, ama aynı koşullarda değil, üstelik ikisi göründüğü kadar birbirinden bağımsız değil.
Zayıflık kendini nerede gösterir?
Zaman yönetimi, fiyat belirleme, bir konuda teknik olarak geri kalmak. Liste tanıdık. Asıl soru listede değil: bunları tam olarak ne zaman fark ediyorsunuz?
Genelde kendi kendinize düşünürken değil. Dışarıdan bir sinyal geldiğinde fark ediyorsunuz: kaçırılan teslim tarihi, teklif sonrası bir daha dönmeyen müşteri, ikinci kez aynı noktada tıkanan bir proje. Bu ayrım geri kalan her şeyi belirliyor, çünkü hangi yöntemi seçerseniz seçin girdi aynı yerden geliyor.
Hesap verebilirlik partneri
Aynı hedeflere sahip biriyle düzenli olarak konuşup ne yaptığınızı birbirinize anlatmak, öz disiplini dışarıya taşımanın en ucuz yolu. Maliyeti haftada yirmi dakika, kurulumu bir mesaj.
Haftada bir konuşulan bir partneri, kendi kendine tutulan bir gelişim günlüğünden daha güvenilir bulurum: günlük kötü bir haftada sessizce kapanır ve kimse fark etmez, partner ilişkisinde karşı taraf sorar.
Yöntemin kırılgan tarafı da tam burada. İlişki simetrik: iki kişinin de gelmesi gerekiyor. İlk kaçırılan görüşmeden sonra genelde ikincisi de kaçar ve düzen sessizce dağılır. Bunu azaltmanın bilinen yolu görüşmeyi küçültmek. Sabit gün, sabit saat, on beş dakika, hep aynı üç soru: geçen hafta ne söz verdim, ne oldu, bu hafta ne söz veriyorum. Uzun ve serbest sohbete dönüşen partnerlikler birkaç ay içinde bitiyor.
Tek başına kapatmak, ve birinci adımın sessiz bağımlılığı
İkinci yöntem şöyle anlatılır: zayıflığı tanımla, kabul et, küçük adımlarla geliştir, düzenli olarak gözden geçir. Sondan başlayarak bakınca sıra sağlam duruyor.
Baştan bakınca bir boşluk var. "Tanımla" adımı, zaten göremediğiniz bir şeyi görmenizi istiyor. Kör noktanın tanımı budur: içeriden bakınca yok. Yani "dışsal desteğe ihtiyaç duymayan yöntem" diye sunulan yol, daha ilk adımında birinci yöntemin dayandığı dış geri bildirimin aynısını kullanıyor. İki yöntem alternatif değil, sıralı.
Peki dışarıda konuşacak kimse yoksa? O zaman geri bildirimi işin kendisinden toplarsınız. Üç sayı yeterli: gönderilen teklif ve kazanılan iş oranı, bir işe başlarken tahmin ettiğiniz süre ile gerçekte harcanan süre, teslim sonrası gelen revizyon sayısı. Üç ay tuttuğunuzda zayıflık kendini gösterir, üstelik tahminle değil rakamla. Süre tahmininiz sistematik olarak yüzde kırk sapıyorsa sorun disiplin değil, kapsamı baştan görememektir, ve bu ikisinin çözümü aynı yer değildir.
Yedek plan, bakım maliyeti olan bir varlıktır
Proaktif yaklaşımın özü, muhtemel aksaklığı önceden düşünüp karşılığını hazırlamak. Doğru bir refleks. Fakat yedek e-posta, yedek ödeme yöntemi, yedeklenen dosyalar: bunların hepsi kurulduğu anda değil, çalıştığı gün değerli.
Hiç denenmemiş bir yedek, yedek değildir, sadece niyettir. Yedekten geri dönmeyi yılda bir kez, gerçekten ihtiyacınız yokken deneyin. Çalışmadığını öğrenmek için ihtiyaç anını beklemek, hazırlık yapmamış olmakla aynı sonucu veriyor, üstelik yanlış bir güven duygusu ekliyor.
Üçünün sırası
Aynı anda üçüne birden başlamak gerekmiyor. Ölçüm önce gelir, çünkü diğer ikisi neye çalışacağını ondan öğrenir. Partner ikinci sırada: ölçtüğünüz şeyi sürdürmenizi sağlar. Planlama en sona kalır, çünkü hangi aksaklığın sizi gerçekten yavaşlattığını ilk iki adım söylemeden yaptığınız hazırlık, çoğunlukla başkasının sorununa yapılmış olur.