Kullanıcı Araştırmasında Hedef Nasıl Tanımlanır?
Bir kullanıcı araştırmasının işe yarayıp yaramayacağı, sahaya çıkmadan önce yazılan hedef cümlesinde belli olur. Geniş tutulmuş hedef, herkesin kendi beklediği cevabı bulduğu bir rapor üretir. Aşağıdakiler hedefi paydaş sorusundan ayırmaya ve tek bir oturuma gerçekten sığacak hale getirmeye yarar.
Hedef ile paydaş sorusu aynı şey değil
Çalışmalar çoğunlukla 'kullanıcıları daha iyi anlamak' cümlesiyle açılır. Bu bir hedef değil, niyet beyanıdır. Bir satırın hedef olup olmadığını tek testle anlarsınız: cevabı elinize geldiğinde hangi kararın değişeceğini söyleyebiliyor musunuz? Söyleyemiyorsanız o satırı listeden çıkarın, çünkü sonunda hiçbir bulgu onu yanlışlayamaz.
Klasik altı soru (kim, ne, ne zaman, nerede, neden, nasıl) hedefi çerçevelemek için hâlâ en hızlı yol. Ama içlerinden 'neden' iki ayrı şeyi aynı kelimeye sıkıştırıyor: araştırmanın neden yapıldığı ve kullanıcının neden öyle davrandığı. Birincisi iş tarafının sorusudur ve hedefi belirler; ikincisi araştırmanın kendi içeriğidir. İkisini aynı satırda tutan ekipler, ürün toplantısında konuşulması gereken şeyi katılımcıya sorma hatasına düşer.
Bir oturuma kaç hedef sığar
Burada aritmetik, iyi niyetten daha belirleyici. Altmış dakikalık bir görüşmede tanışma, ısınma ve kapanış yaklaşık on beş dakika alır. Kalan kırk beş dakikada bir hedefi konuşup somut bir örneğe indirmek on ila on beş dakika sürer. Yani üç hedef, zorlarsanız dört. Sekiz hedefle giderseniz her birine beş dakika düşer ve elinizde derinliği olmayan, sözlü ankete dönmüş bir kayıt kalır.
Beyin fırtınası oturumunda kırk soruluk bir havuz çıkarmak kolaydır (bunu ilerleme saymıyorum). Asıl iş, o havuzu üçe indirirken hangi soruların bu çalışmada cevaplanmayacağını açıkça yazmaktır. Kalanlar silinmez, bir sonraki çalışmanın listesine geçer.
SMART her hedefe uymaz
Ölçülebilir hedef fikri değerlendirme araştırmasında yerinde. Kullanılabilirlik testinde görev tamamlama oranı, hata sayısı ve süre zaten sayıdır; 'yeni ödeme akışını beş katılımcıdan en az dördü yardım almadan tamamlasın' diye eşik koyabilirsiniz, sonucu tartışmaya gerek kalmaz.
Keşif araştırmasında aynı şablon ters çalışır. Ölçmek için neyi ölçeceğinizi önceden bilmeniz gerekir, keşif çalışmasının varlık sebebi ise tam olarak bunu bilmemektir. Metriği baştan sabitlediğinizde görüşme, o metriğin etrafındaki varsayımı doğrulamaya çalışan bir sınava dönüşür ve beklemediğiniz hiçbir şey bulamazsınız. Keşif hedefini kapsamla sınırlayın, sayıyla değil: hangi kullanıcı grubu, hangi bağlam, hangi görev. Ölçülebilirliği bulgular geldikten sonra tanımlanan ikinci aşamaya bırakın.
Hedefi yazın ve dondurun
Üzerinde anlaşılan her hedef tek cümleye sığmalı: kim için, hangi bağlamda, hangi soru cevaplanacak ve sonuç hangi kararı etkileyecek. Bu cümleleri çalışmadan önce paydaşlara gönderin. İtiraz sahada değil, o aşamada gelsin.
Çalışma başladıktan sonra gelen 'şunu da sorabilir miyiz' talepleri hedefe eklenmez. Eklendiği anda görüşme süresi sabit kaldığı için mevcut hedeflerden birinin payı kısalır ve genellikle kısalan, en zor olan hedef olur. Yeni soruyu bir sonraki çalışmanın listesine yazın; kapsamı korumanın maliyeti, yarım kalmış üç hedefle dönmekten düşük.
Kaynaklar