Konu Başlıkları
Yükleniyor...

ISO 9241'i Doğru Okumak: Bölümler, İlkeler ve 2020 Revizyonu

ISO 9241-11, -110 ve -210: Standardı Pratikte Kullanmak

ISO 9241 tek bir belge değil, insan-sistem etkileşimini farklı açılardan ele alan bir standart serisi. "ISO 9241'e uyuyoruz" cümlesi bu yüzden tek başına bir şey söylemez: hangi bölüm, hangi sürüm? Serinin pratikte işe yarayan kısmı üç bölümde toplanır. -11 kullanılabilirliği tanımlar, -210 süreci kurar, -110 arayüzün kendisini değerlendirir.

Seri nasıl numaralanmış

ISO 9241 bugün numara bloklarına ayrılmış bir bütün. 100'lü bölümler yazılım ergonomisi, 200'lüler insan-sistem etkileşimi süreçleri, 300'lüler ekranlar ve ekran donanımı, 400'lüler fiziksel giriş aygıtları, 500 ve üstü çalışma alanı, çevre ve kontrol merkezleri. Kullanılabilirliği tanımlayan -11, serinin ilk dönemenden kalma düşük numaralı bir bölüm, adı bu yüzden şemaya oturmuyor.

Standart 1980'lerde ofis terminallerinin ergonomisi için yazıldı. O kökten bugüne kalan tek şey isim.

-11: kullanılabilirlik ürünün özelliği değil

ISO 9241-11:2018 kullanılabilirliği şöyle tanımlar: belirli kullanıcıların, belirli bir kullanım bağlamında, belirli hedeflere etkililik, verimlilik ve tatminle ulaşabilme derecesi. Tanımın ağırlığı "belirli" kelimelerinde. Kullanılabilirlik arayüzün içinde duran bir nitelik değil, kullanıcıya, hedefe ve bağlama göre ölçülen bir sonuç.

Kim, neyi başarmaya çalışıyor, nerede? Bu üçü yazılmadan verilen "ürün kullanılabilir" hükmü ölçülebilir bir iddia değildir. Aynı ekran, gün boyu aynı formu dolduran bir operatör için iyi, yılda bir kez giren bir kullanıcı için kötü olabilir. İkisi de doğrudur.

-210: neyi denetlediğini bilerek kullan

-210, insan merkezli tasarım sürecini tanımlar, arayüzün nasıl görüneceğini değil. Altı ilkesi var ve çoğu kurumda bunlardan ikisi gerçekten iş değiştirir: değerlendirmenin kullanıcı verisine dayanması ve tasarımın iterasyonla ilerlemesi. Geri kalanı (kullanıcıyı ve bağlamı anlamak, kullanıcıyı sürece katmak, deneyimin bütününü kapsamak, ekibin çok disiplinli olması) zaten çoğu ekibin iddia ettiği şeyler.

Bu bölüm 2010'da ISO 13407'nin yerine geçti, 2019'da yenilendi. Denetlenebilir tarafı da burası: -210 uygunluğu süreç kanıtıyla gösterilir. Kaç kullanıcıyla test yapıldığı, bulguların hangi sürümde kapandığı, kararın hangi veriye dayandığı. Ekran görüntüsü kanıt sayılmaz.

-110'un ilkeleri 2020'de değişti

Türkçe kaynaklarda dolaşan "yedi diyalog ilkesi" listesi eski. 2020 revizyonu bölümün adını da değiştirdi; artık diyalog ilkeleri değil, etkileşim ilkeleri.

Güncel yedi ilke: kullanıcının görevine uygunluk, kendini açıklayıcılık, beklentilere uygunluk, öğrenilebilirlik, kontrol edilebilirlik, kullanım hatalarına dayanıklılık, kullanıcı katılımı.

Eski listeden farkı üç noktada toplanıyor. "Hata toleransı" yerini "kullanım hatalarına dayanıklılık"a bıraktı, "bireyselleştirilebilirlik" bağımsız bir ilke olmaktan çıktı, listeye "kullanıcı katılımı" eklendi. Sonuncusu kozmetik değil: hata saymaya dayalı bir değerlendirmede kullanıcının devam etme isteği hiç ölçülmez, yeni sürüm bunu ilkelerin arasına alıyor.

Bir arayüzü bu ilkelerle denetliyorsanız hangi sürümü kullandığınızı yazın. 2006 listesiyle çıkarılmış bir bulgu raporunu güncel sürüme uygunluk kanıtı diye sunmak, denetimin kendisini geçersiz kılar.

İlkeler koda ne kadar mal olur

İlke listeleri ucuz görünür, çünkü her maddesi bir cümle. Karşılıkları öyle değil.

Kontrol edilebilirlik, uzun süren bir işlemin iptal edilebilmesini ister. Bunu gerçekten yapmak işlemi arka plana almayı, durumunun sorgulanabilir olmasını ve yarıda kesilen işin tutarlı bir noktada durmasını gerektirir. Kullanım hatalarına dayanıklılık ise büyük ölçüde geri alma demektir: silinen kaydın gerçekten geri gelmesi, yarım kalan formun kaybolmaması, aynı isteğin iki kez gitmesinin iki kayıt yaratmaması.

Tasarım tarafında tek satırlık bir madde olan şey, veri modelinde silinen kaydın gerçekten silinmemesi anlamına gelebilir. İlke listesini o yüzden tasarım aşamasında değil, kapsam aşamasında masaya koyun. Sonradan eklenen geri alma, baştan kurulandan kat kat pahalıdır.

Standardın söylemediği

ISO belgeleri ücretlidir ve her bölüm ayrı satın alınır, dağıtımı da lisansa bağlıdır. "Ekiple paylaşın" tavsiyesi bunu atlar. Pratikte çoğu ekip standardı ikinci elden, blog özetlerinden öğrenir. 2020 revizyonunun yıllardır eski listeyle anlatılmaya devam etmesinin sebebi de bu.

İkincisi, standart iki tasarım arasında seçim yapmaz. -110 ilkeleriyle iki alternatifi denetlerseniz her ikisinde de bulgu çıkar ve bulguları ağırlıklandıran bir kural yoktur. Bir tasarım kararını yalnızca "standart böyle diyor" diyerek savunmam. Standart hangi soruların cevaplanması gerektiğini söyler, cevabı değil.

Asıl işlevi ortak dil kurmak. "Bu buton kafa karıştırıyor" bir görüştür; "kullanıcı bir sonraki adımın ne olduğunu ekrandan okuyamıyor, bu da kendini açıklayıcılık ilkesinin karşılanmadığı anlamına gelir" ise üzerinde uzlaşılabilir bir tespittir.

Kaynak