Hafıza ve Arayüz: Bilgiyi Doğru Anda Göstermek
Bir arayüzde kullanıcının neyi hatırladığı, çoğu zaman ekranda ne kadar şey olduğuyla değil, o şeyin hangi anda karşısına çıktığıyla ilgili. Kampanya kodunu ana sayfada gösterirseniz unutulur, ödeme adımında gösterirseniz kullanılır. Aradaki fark tasarımın güzelliği değil, zamanlaması.
Hatırlamak tek bir yetenek değil
Hafızayı tek bir depo gibi düşünmek işleri karıştırıyor. Arayüz tarafında bizi ilgilendiren iki ayrı şey var: kullanıcının o an kafasında tuttuğu birkaç parça bilgi (bir doğrulama kodu, seçtiği beden, geldiği sayfa) ve günler sonra geri döndüğünde tanıyabildikleri.
Birincisi hem küçük hem kısa ömürlü. Kullanıcıyı bir ekranda gördüğü değeri başka ekranda yazmaya zorluyorsanız, onun hafızasını kendi veritabanınız yerine kullanıyorsunuz demektir. İkincisi hatırlamaya değil tanımaya dayanır: menüdeki etiketi yeniden gördüğünde “evet, buydu” diyebiliyorsa iş görür. Tasarım kararlarında bu ikisini karıştırmamak, tek başına birçok sorunu çözer.
Vurgu, paylaştırılan bir bütçedir
Hafızayı güçlendiren etkenler sayılırken iki tavsiye hep yan yana durur: önemli olanı belirgin yap, görsel kalabalığı azalt. Bunlar birbirinin süsü değil, birbirinin sınırı. Belirginlik göreli bir şey; bir öğe ancak çevresindekilerden ayrıldığı için öne çıkar. Sayfadaki vurgulu öğe sayısını ikiye katladığınızda vurgunun etkisini ikiye katlamış olmuyorsunuz, aynı dikkati ikiye bölüyorsunuz.
Bir keresinde bütün uyarıları kırmızıya boyanmış bir yönetim panelini devraldım, kullanıcılar hiçbirini okumuyordu.
Hangi öğenin hatırlanmasını istediğinizi seçmek bu yüzden tasarım kararından çok editoryal bir karar. Bir ekranda bir tane olsun.
Bilgiyi sayfaya değil, göreve bağlayın
Kullanıcılar bir siteyi baştan sona okumaz. Arama yapar, dışarıdan gelen bir bağlantıyla ortadan girer, geri döner. “Bu bilgi hangi sayfada dursun” sorusu bu yüzden çoğu zaman yanlış soru; doğrusu, kullanıcının o bilgiye ihtiyaç duyduğu anda hangi işi yapıyor olacağı.
Kargo süresi ürün sayfasında bir satır metindir, sepet adımında karar verdiren bilgi. İade koşulu ürün seçilirken değil, bedene karar verilirken aranır. Yardım içeriğini ayrı bir “Destek” bölümünde toplamak arşiv açısından düzenli görünür, kullanım açısından geç kalmış olur.
Korkuyla hatırlatmak işe yarar, bedeli de var
Güçlü duygu uyandıran uyarılar akılda kalır, bu doğru. “Bu işlem geri alınamaz” yazan kırmızı kutu, altındaki gri açıklamadan daha iyi hatırlanır. Sorun şu ki hatırlanmak tek başına iyi bir sonuç değil.
Ölçüt basit: uyarı, kullanıcının gerçekten geri alamayacağı bir işlemin önünde mi duruyor? Öyleyse kalsın, hatta daha sert olsun. Bülten aboneliğini reddetme cümlesini suçlayıcı yazmak da hatırlanır, ama orada hatırlanan şey işlem değil, markanın kendisi olur.
Peki bunun ölçüsü var mı?
Var, ve anket değil. Site içi arama kayıtları burada en ucuz veri kaynağı: kullanıcılar zaten gösterdiğiniz bir bilgiyi arıyorsa, o bilgi yanlış anda gösteriliyor. Aynı oturumda ödeme adımından ürün sayfasına geri dönüşler de aynı şeyi söyler. İkisi de sunucu tarafında ölçülebilir, kullanıcıya hiçbir şey sormanız gerekmez.
Kaynaklar