Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Satış Sunumu: İhtiyaç Tespiti, İtiraz ve Kapanış

İtiraz Yönetimi ve Satış Kapatma Üzerine Notlar

Satış sunumlarının çoğu ürünü anlatarak başlar ve orada biter. Oysa karşı taraf ürünü değil kendi problemini dinlemek ister; sunumun işi o problemi doğru adlandırmak, çözümün ona tam olarak nerede değdiğini göstermek ve sonunda net bir sayı bırakmaktır. İhtiyaç tespiti, itiraz yönetimi ve kapanış aynı görüşmenin parçaları ama üç ayrı iş; birini diğerinin yerine koyduğunuzda satış kaybedilir.

Önce problemi müşterinin cümlesiyle kurun

Görüşmenin ilk yarısında satıcının konuşma payı ne kadar azsa sonuç o kadar iyi olur. Amaç bilgi toplamak değil, karşı tarafın problemini kendi kelimeleriyle tarif etmesini sağlamak. “Mevcut düzende sizi en çok ne yavaşlatıyor” sorusunun cevabı, sunumda hangi üç ekranı açacağınızı belirler.

Topladığınızı görüşmenin ortasında geri okuyun: “Siparişi iki ayrı yere giriyorsunuz, ay sonunda ikisi tutmuyor, farkı elle kapatmak bir gününüzü alıyor.” Doğruysa müşteri onaylar, yanlışsa düzeltir. İkisi de işinize yarar, çünkü sunumun geri kalanı tahmin üzerine değil onaylanmış bir tarif üzerine kurulur.

Bu aşamada en sık yapılan hata, problemi satmak istediğiniz modülün adıyla adlandırmak. Müşteri raporlamadan şikâyet etmediyse, raporlama başlığıyla açılan bir sunum kendi kendine konuşur.

Sunum, özelliklerin değil çözülmüş halin gösterimi

Özellik listesi hazırlaması kolay olduğu için yaygın. Karşı tarafta yaptığı iş ise sizi rakiplerinizle aynı tabloya yerleştirmek: herkesin listesinde aynı satırlar var, aralarındaki fark fiyata iniyor. Oysa aynı bilgiyi “ay sonu farkını kapatmak için ayırdığınız gün ortadan kalkıyor” diye söylediğinizde tablo değişir, kıyas fiyattan çıkar.

Sunumun uzunluğunu da buradan ayarlayın. Geçen yıl bir teklif görüşmesinde müşterinin ilk ve tek sorusu “bu bizim eski ön muhasebeyle konuşuyor mu” oldu, hazırladığım on beş slaytın on üçü hiç açılmadı. Görüşme yine de iyi geçti, çünkü cevap evetti ve entegrasyonun nasıl çalıştığını gösterecek vaktimiz oldu.

Vaka anlatacaksanız benzer ölçekten seçin. Elli kişilik bir firmaya anlatılan beş yüz kişilik referans, güven vermek yerine “bu bize göre değil” sonucunu üretir.

İtiraz, ilginin kanıtıdır

Sessiz müşteri satın almaz. İtiraz eden müşteri kararı zihninde çoktan denemeye başlamıştır, çünkü kimse olmayan bir şeye itiraz etmez. Bu yüzden itirazı savuşturulacak bir engel gibi değil, görüşmenin en bilgi yüklü kısmı olarak ele alın.

  1. İtirazı netleştirin. “Pahalı” cümlesi tek başına bilgi taşımaz. Neye göre pahalı, hangi bütçe kaleminden çıkacak, karşılaştırdığı alternatif ne?
  2. Cevabı somut verin. Genel güvence yerine ölçülebilir bir şey söyleyin: hangi sürümde çalışır, kurulum kaç gün sürer, veri aktarımını kim yapar.
  3. Kapandı mı diye sorun. Cevabınız endişeyi giderdi mi, açıkça sorun. Gidermediyse konu kapanmaz, sadece sonraki toplantıya ertelenir.

Fiyat itirazlarının çoğu fiyatla ilgili değildir. Karşı taraf riski fiyat diline çevirir: “bu para boşa gider mi” demek yerine “pahalı” der. İtiraz teknikse net cevap verin, riskse indirim değil sınır çizin. Pilot kapsamı, geri dönüş şartı, ilk ay için daraltılmış bir devreye alma planı; bunların hepsi indirimden daha iyi çalışır çünkü ürünün değerini düşürmeden riski küçültür.

Kapanışta söylediğiniz sayı size ait olmalı

Kapanış özetle başlar: müşterinin görüşmenin başında anlattığı durumu, kendi cümlelerine yakın bir dille geri verin. Sonra çözümün o duruma katkısını söyleyin. Kritik nokta burada, sayının nereden geldiğidir.

Yaygın kalıp şöyle işler: başka bir müşteride %15 artış sağlanmıştır, bu oran masadaki müşteriye “yılda 220.000 TL ekstra kazanç” diye çevrilir. Oysa o yüzde referans müşterinin cirosuna aittir. 220.000 rakamını telaffuz ettiğiniz anda, farkında olmadan karşınızdakinin internet cirosunun yıllık 1,47 milyon TL civarında olduğunu iddia etmiş olursunuz (220.000 / 0,15). Bu sayıyı müşteriden duymadıysanız iddia sizin tahmininizdir ve tahminin yanlış olduğu ilk dakikada sunumun tamamı sorgulanır.

Doğrusu yüzdeyi yüzde olarak bırakmak, çeviriyi müşteriyle birlikte yapmaktır: “Sizde bu kalemin yıllık büyüklüğü ne kadar?” Sayıyı o söylerse hesap da onun olur. Sonrasında yatırımın büyüklüğünü ve beklenen getiriyi aynı ekranda gösterin, ardından tek bir soru sorun: başlıyor muyuz? Kapanış sorusunu birden fazla cümleyle sorarsanız müşteri en kolay cevaplayacağı cümleyi seçer, o da genellikle “düşünelim” olur.

Kaynaklar