Tasarım Odaklı Düşünme: Beş Aşama ve Süreç Nerede Tıkanır
Tasarım odaklı düşünme, çözümü masa başında tahmin etmek yerine kullanıcıyı izleyerek bulmayı öneren bir çalışma düzeni. Beş aşaması var: empati, tanımlama, fikir üretme, prototip, test. Aşamaları saymak kolay kısım. Asıl mesele her birinde ortaya ne koyduğun ve süreci hangi noktada yarıda bıraktığın.
Empati: sorma, izle
İlk adım kullanıcının ne yaptığını görmek. Anket gönderme, görüşme yap; görüşmede de "şunu ister miydiniz" diye sorma, "en son ne zaman yaptınız, gösterir misiniz" de. İnsanlar gelecekteki davranışlarını yanlış tahmin eder, geçmiştekini oldukça doğru anlatır.
Persona meselesinde dikkatli ol. Persona bir gözlem değil, gözlemin özeti. Üç görüşme yapıp "Ayşe, 34, yoğun çalışan anne" kartını duvara astığında elinde artık veri değil, veriye benzeyen bir karikatür oluyor ve ekip sonraki bütün kararları o karikatüre soruyor. Personayı gözlem bittikten sonra, iletişim aracı olarak çıkar; araştırmanın yerine koyma.
Tanımlama: problemi kullanıcının cümlesiyle yaz
Topladığın notlardan tek bir problem cümlesi çıkar. Cümlede şirketin adı, ürünün adı veya bir çözüm ipucu geçiyorsa yanlış yazmışsındır. "Uygulamamızın kullanım oranını artırmalıyız" bir problem tanımı değil, bir hedef.
Öğrenci yurdunda kalan biri, mutfağa inmeye üşendiği akşamlarda karnını doyuracak bir şey arıyor ve elindeki tek seçenek paket servis oluyor.
Bu cümle kimin, ne zaman, hangi kısıt altında sıkıştığını söylüyor. İyi bir tanım, çözüm alanını daraltmadan zamanı ve bağlamı sabitler.
Fikir üretme: önce tek başına, sonra birlikte
Beyin fırtınasını doğrudan toplantıyla başlatma. Herkesi aynı odaya alıp "fikir söyleyin" dediğinde ilk konuşanın çerçevesi bütün odayı bağlar, çekingen olanlar hiç konuşmaz ve toplam fikir sayısı düşer. Onun yerine on dakika sessizce herkes kendi listesini yazsın, sonra listeler birleştirilip tartışılsın.
SCAMPER, en kötü fikir, ters beyin fırtınası gibi teknikler tıkandığın anda işe yarar; akış varken araya sokmak gereksiz. Bir de eleme kuralını fikir üretmeden önce belirle, yoksa oylama en yüksek sesli kişinin fikrini seçer.
Prototip: gösterilebilir en kaba şey
Prototipin amacı ürünü küçültmek değil, bir soruyu cevaplamak. Önce soruyu yaz ("kullanıcı ödeme adımını buluyor mu"), sonra o soruyu cevaplayacak en ucuz malzemeyi seç.
Kâğıt prototipi tıklanabilir wireframe'den daha güvenilir buluyorum. Cilalı bir ekran gören kullanıcı, birilerinin haftalarca emek verdiğini düşünüp eleştirisini yumuşatıyor; kaba bir kalem çizimine ise rahatça "burası saçma" diyor. Aynı sebeple prototipi sunarken "biz bunu şöyle düşündük" diye başlama, kullanıcıya bir görev ver ve sus.
Test: az kullanıcı, çok tur
Test için kalabalık gerekmez. Nielsen Norman Group'un uzun süredir savunduğu ölçü, beş kullanıcının kullanılabilirlik sorunlarının büyük bölümünü ortaya çıkardığı yönünde (Why You Only Need to Test with 5 Users). Yirmi kişiyle tek tur test yapmak yerine beşer kişilik dört tur yap; her turdan sonra düzelt.
Testte konuşan taraf kullanıcı olsun. Zorlandığı yerde yardım etme, tam orası bulgunun kendisi. Notu davranış olarak al: "beğenmedi" değil, "filtre düğmesini iki kez sağ üstte aradı".
Süreç en çok nerede tıkanır
Beş aşamayı tek bir çalıştaya sıkıştırıp öğleden sonra bitirmek, en yaygın hata. Empati bölümü yarım kaldığında sonraki dört adım da yanlış problemin üzerine kuruluyor ve bunu ancak ürün yayına çıktığında fark ediyorsun.
İkinci sık tıkanma noktası, test sonuçlarının kimseyi başa döndürmemesi. Sürecin döngüsel olduğunu söylemek kolay; takvimde son teslim tarihi sabitken "tanımlamaya geri dönüyoruz" demek zor. Bunu baştan planla: ilk sürüm tarihini, en az bir tam iterasyona yer kalacak şekilde koy.
Üçüncüsü de aşamaları sıra numarasıyla karıştırmak. Prototip yaparken yeni bir kullanıcı ihtiyacı fark edersen empatiye dönmek gerileme değil, sürecin çalıştığının işareti.
Kaynaklar