NDA'lı Bir Projeyi UX Case Study'ye Çevirmek
NDA imzaladınız, proje bitti, portfolyoda gösterecek hiçbir şeyiniz yok gibi görünüyor. Genellikle engel sözleşmenin kendisi değil, ne paylaşabileceğini kimseye sormamış olmak. İzin istemek çoğu durumda işe yarar; asıl iş izin geldikten sonra, metni gerçekten temizlemekte başlıyor.
Önce sözleşmeyi okuyun, sonra izin isteyin
NDA metninde bakılacak üç şey var: gizli sayılan bilginin tanımı, sürenin ne zaman dolduğu ve süreden muaf tutulan maddeler. Çoğu sözleşme iki yıl gibi bir süre yazar ama ticari sır niteliğindeki bilgiyi bu sürenin dışında bırakır, yani o kısım hiç serbest kalmaz. Sürenin dolmasını beklemek de tek başına yeterli değil; iki yıl sonra yayımlayacağınız ekran, o arayüz hâlâ üründeyse bugünkü kadar gizli.
İzin talebini sözlü yapmayın. Tek bir e-postada şunlar olsun: hangi proje, hangi görseller, hangi sayılar, nerede yayımlanacak. Taslağı yayımlamadan önce onaya gönderin. Bu e-posta aynı zamanda iki yıl sonra kimsenin hatırlamayacağı bir konuşmanın kaydı olur.
Oran vermek her zaman güvenli değil
Standart tavsiye şudur: mutlak sayı verme, yüzde ver. Çoğu durumda doğru, ama tavsiyeyi kayıtsız uygulamak bilgiyi kapatmıyor, sadece bir çarpma işleminin arkasına saklıyor. Şirket aylık aktif kullanıcı sayısını bir basın bülteninde açıkladıysa, sizin yazdığınız "%15 artış" cümlesi o sayıyı 1,15 ile çarpmaktan başka bir şey değil. Halka açık şirketlerde taban rakamların çoğu zaten yayımlanmış durumda.
İkinci sızıntı yolu daha sinsi: tekil olmayan bilgiler birleşince tekilleşiyor. Sektör, yıl, ekip büyüklüğü, projenin türü. Dördünü aynı sayfaya yazdığınızda "bir e-ticaret firması" ifadesinin arkasında kaç aday şirket kalıyor, sayın. Genellikle bir elin parmaklarını geçmez. Anonimleştirme, alan alan bakıldığında değil, alanların kesişiminde değerlendirilir.
Pratik çözüm: oranı verin ama tabanı belirsiz bırakın, ya da etkiyi büyüklük mertebesiyle anlatın. "Terk oranını gözle görülür biçimde düşürdük" cümlesi zayıf; "iki ekranlı akışı tek ekrana indirdim, terk oranı düştü" cümlesi hem sayı vermiyor hem de ne yaptığınızı gösteriyor. İşe alım yapan kişinin aradığı zaten ikincisi.
Bulanıklaştırma bir temizlik yöntemi değil
Ekran görüntüsündeki hassas alanı bulanıklaştırmak ya da pikselleştirmek çözüm gibi duruyor, değil. Her ikisi de deterministik filtre: girdi uzayı yeterince küçükse, filtreyi aynı yazı tipiyle üretilmiş adaylara uygulayıp sonuçları karşılaştırarak orijinali geri getirmek mümkün. Sayılar ve kısa metinler tam olarak bu "küçük uzay" tanımına giriyor. Karartma daha güvenli ama bu sefer de sayfanın yarısı siyah kutulardan oluşuyor ve okuyan kişi hiçbir şey anlamıyor.
Ben ekranı sıfırdan, sahte veriyle yeniden çizerim. Gerçek arayüzün yapısı kalır, içindeki her satır uydurmadır, dosyada da şirkete ait tek bir piksel bulunmaz. Yeniden çizim yarım saat sürer, geri döndürülemez ve gösterdiğiniz şey tasarım kararınız olduğu için hiçbir şey kaybetmezsiniz.
Dosyaların içine de bakın. PDF ve tasarım dosyaları oluşturan hesabın adını, dosya yolunu, bazen orijinal katman isimlerini taşır. Görselden şirket adını silip metadata'da bırakmak, kapıyı kilitleyip anahtarı kapının önüne koymaya benziyor.
Anlatılacak olan zaten süreç
Case study'yi okuyan kişi ürünün ne olduğunu değil, o kararı neden verdiğinizi merak ediyor. Hangi soruyu sordunuz, kime sordunuz, kaç kişiyle konuştunuz, ilk çözümünüz neden tutmadı, ikincisinde ne değişti. Bunların hiçbiri gizli bilgi değil ve hepsi şirket adı olmadan anlatılabiliyor.
Bu yüzden NDA kısıtı, sanılanın aksine çoğu portfolyoyu iyileştiriyor. Marka adını ve parlak ekran görüntüsünü kaldırınca geriye sadece muhakeme kalıyor, zayıf case study'ler de tam orada dökülüyor.
İzin hiç gelmezse
Bazı sözleşmelerde onay makamı yok ya da cevap gelmiyor. O zaman genel portfolyoya koymayın. İşe alım görüşmesinde ekranı paylaşarak anlatmak, ekranı yayımlamaktan farklı bir şey; parola korumalı tek bir sayfa da işi görür. Portfolyonuza "bu projeyi NDA sebebiyle görüşmede anlatabilirim" satırını eklemek zayıflık değil, konuştuğunuz kişiye kendi bilgisini de koruyacağınızı gösteren bir sinyal.