Konu Başlıkları
Yükleniyor...

UX'te Ağ Kurmak: Portföyü Konuşmaya Çevirmek

UX Ağı: Portföy, Etkinlik ve Takip Pratiği

UX'te işe alım kararları portföyün cilasıyla değil, o portföyü kimin nasıl anlattığıyla veriliyor. Etkinliklerde kartvizit toplamak da ağ kurmak sayılmıyor. Kalıcı olan şey tek tek konuşmalar, ve sayıları sandığından çok daha az.

Portföy sohbet malzemesidir, vitrin değil

Çoğu portföy kimsenin sonuna kadar okumadığı bir vaka çalışmasıdır: on iki ekran görüntüsü, aralarında "kullanıcı ihtiyaçlarını analiz ettim" cümlesi. Sorun uzunluk değil, kararların yazılmamış olması. Bir portföyde yeniden tasarım ekranlarına bakıp karar vermem; ekranın neden o hale geldiği anlatılmadıysa görsel bana yalnızca zevk hakkında bir şey söyler, karşı taraf ise muhakemeyi arıyor.

Portföyünü şu testten geçir: her proje için bir dakikada anlatılabilen bir çatışma cümlesi var mı? "Arama sonuçlarını filtreyle mi otomatik tamamlamayla mı kısaltacağımıza karar vermemiz gerekiyordu, ikisini denedik, filtreler mobilde dokunma sayısını iki katına çıkardı." Bu cümle bir sohbet başlatır. Ekran görüntüsü başlatmaz.

Geri bildirim isterken de aynı mantık geçerli. "Portföyüme bakar mısın" sorusu kibar bir "güzel olmuş" cevabı üretir. "Bu projede hangi kararın gerekçesi eksik kalmış" sorusu karşındakini metnin içine sokar ve sana iki haftada düzeltebileceğin bir liste bırakır.

Etkinliklerin aritmetiği tavsiyeye uymuyor

"Mümkün olduğunca çok kişiyle tanış" tavsiyesi sayılara dayanmıyor. İki saatlik bir buluşmanın yarım saati sunuma ve karşılamaya gider; kalan doksan dakikada hatırlanmaya değer bir konuşma on beş dakika sürüyorsa üst sınır altı kişi, gerçekte dört. Kırk kişilik salonda kırk tanışıklık diye bir şey yok, kartvizit sayısı var.

Bu yüzden etkinliğe hedefle gidilir: üç isim, üç konu. Konuşmacı listesi önceden yayınlanıyorsa kimi arayacağını zaten bilirsin. Geri kalan tanışıklıklar kendiliğinden olur; onları da planlamaya çalışmak planladığın üç konuşmanın kalitesini düşürür.

Tanışıklık kendi başına ağ değil

Bir tanışıklığın ilişkiye dönüşüp dönüşmeyeceği ilk kırk sekiz saatte belli olur. Konuştuğunuz şeye somut atıf yapan kısa bir mesaj işe yarar: sözünü ettiği makale, önerdiğin araç. Şablon mesaj bunun tam tersini yapar, karşı tarafa "sen listedeki bir satırdın" der.

Ağın büyümesi de sıranı beklemekle olmuyor. En hızlı yol, ağındaki iki kişiyi birbirine tanıştırmak. Bunun getirisi doğrudan bir iş değil; ikisinin de bir sonraki fırsatta seni hatırlaması.

Görünürlüğün en ucuz biçimi yazmak

Toplulukta bilinmenin en düşük maliyetli yolu çözdüğün bir problemi yazmak. Konferans konuşması hazırlamak haftalar alır, kısa bir yazı bir akşam. Yazının etkili olması için özgün olması da gerekmiyor, gerçek olması yeterli: hangi varsayımla başladın, test hangi noktada seni yanlışladı, ne değiştirdin. Böyle bir yazı portföydeki projeye bağlandığında, o proje sayfasının tek başına yapabildiğinden fazlasını yapar.

Kaynaklar