UX Mentorluğu: Ne Zaman İşe Yarar, Kimden Alınır
UX'te mentorluk tavsiyesi genelde tek parça gelir: bir mentor bul, kariyerin açılsın. Oysa mentorun ne işe yaradığı hangi aşamada olduğunuza göre değişir, bazı durumlarda da hiç yaramaz. Ayrım mentorun kim olduğundan çok, ondan ne istediğinizde saklı.
Netleştirme iddiası kendi kuyruğunu ısırıyor
Mentorluk metinlerinin çoğu iki şeyi aynı anda söyler: mentor kariyer yönünüzü netleştirir, ve doğru mentoru seçebilmek için önce kariyer hedefinizi bilmelisiniz. İkisi birden doğru olamaz. Hedefiniz zaten netse mentor size yön değil kısayol verir; net değilse mentor seçimini neye göre yapacağınız belirsizdir.
İşleyen sıra şu: önce dar bir soru bulun. "UX'te ilerlemek istiyorum" bir soru değil. "Araştırma bulgularımı ürün ekibine kabul ettiremiyorum" sorudur, ve bunu sormak için beş yıllık planınızın olması gerekmez. Son üç ayda nerede takıldığınızı hatırlamanız yeter.
Bir kademe önde olan, on kademe öndekinden iyi
Yaygın öneri alanın en tanınmış isimlerine ulaşmayı söyler. Oysa on beş yıldır aynı işi yapan biri, sizin şu an içinde olduğunuz sıkışmayı çoktan otomatikleştirmiştir; nasıl çıktığını değil, artık takılmadığını hatırlar. Sizden bir iki adım öndeki biri o geçişin ayrıntısını hâlâ taşıyor: hangi toplantıda ne dedi, hangi dosyayı kime gösterdi.
Kıdem sıralaması yerine mesafe sıralaması yapın. Yeni başlıyorsanız üç yıllık bir tasarımcı, bir direktörden daha kullanışlıdır. Direktör ancak sizi bir üst role taşıyacak kararların o şirkette nasıl alındığını anlatabiliyorsa değerlidir, vizyon konuşmak için değil.
Geri bildirim spesifik değilse geri bildirim değil
Portföy incelemesi mentorluğun en çok istenen parçası, en kolay boşa gideni de o. "Akış güzel olmuş, tipografiyi biraz sıkılaştır" cümlesi hiçbir kararı değiştirmez. İşe yarayan versiyonu daha rahatsız edicidir: bu ekrana kullanıcı neyi bilmeden geliyor, sen onu nerede söylüyorsun, söylemesen ne olur.
Portföy geri bildirimi kod incelemesiyle aynı kurala tabi, satıra bağlanmayan yorum yorum sayılmaz (genel beğeni cümlelerini nezaket kabul ediyorum, geri bildirim değil).
Görüşmenin verimi hazırlıkta belirlenir
Bir saatlik görüşmeye "ne konuşsak" diye gelmek, o saatin yarısını bağlam anlatarak harcamak demek. Önceden gönderilen kısa bir not aynı saati ikiye katlar: şu an takıldığım yer, denediğim iki şey, senden istediğim karar. Mentorun hazırlıksız gelmesi tolere edilebilir, sizin gelmeniz edilemez.
Mentor olan taraf ne kazanır
"Öğretirken öğrenirsin" klişesi doğru, gerekçesi çoğu zaman yanlış aktarılıyor. Yeni birinin sorusu size bilgi vermez; hangi bilginizin artık gerekçesiz kaldığını gösterir. Yıllardır sorgulamadığınız bir alışkanlık "bunu neden böyle yapıyoruz" sorusuyla karşılaştığında cevabınız yoksa, o alışkanlığın süresi çoktan dolmuştur.
İlişkinin bitmesi başarısızlık değil
Mentorluk süresiz bir abonelik değil. Sorduğunuz soru cevaplandığında ilişki doğal olarak biter ve bunu takvimden anlarsınız: görüşmeler seyrekleşir, gündem "nasıl gidiyor" seviyesine iner. O noktadan sonra devam ettirmek iki tarafı da nazik bir sohbete mahkûm eder. Yeni bir dar soru çıkana kadar ara vermek, aynı ilişkiyi ileride tekrar açmayı da kolaylaştırır.