Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Görsel Haritalamanın Üç Öğesi ve Kanal Seçimi

Bilgi Görselleştirme: Veri Tipine Göre Görsel Kanal Seçimi

Bir grafiği okunur yapan şey kullandığın araç değil, veriyi hangi görsel kanala bağladığındır. Uzamsal altyapı, grafiksel eleman, grafiksel özellik: üç karar var ve üçü de elindeki verinin tipine göre değişir. Kanal yanlış seçilirse grafik gösterişli görünür, yanlış okunur.

Önce alanı kur

Uzamsal altyapı, verinin üzerine oturduğu görsel alandır. Pratikte iki eksen demektir. Üç boyut teknik olarak mümkün, ama ekrana düşen projeksiyon uzunlukları ve alanları bozar, karşılaştırmayı zorlaştırır; hacmi kodlama kanalı olarak kullanmam.

Eksene ne koyacağını veri tipi belirler:

  • Nicel: ölçülebilir sayı. Satış tutarı, sıcaklık, yanıt süresi.
  • Sırasal: düzeni olan, aritmetiği olmayan veri. Anket ölçeği, beden, ay adları.
  • Nominal: ne sırası ne aritmetiği var. Şehir, departman, tarayıcı adı.

Sırasal veriyi sayısal bir eksene yaydığında aralıkların eşit olduğunu iddia etmiş olursun. Oysa “kötü” ile “orta” arasındaki mesafe, “orta” ile “iyi” arasındakiyle aynı değil. Bunu çizgi grafiğiyle göstermek veriye olmayan bir ölçek ekler.

Eleman: nokta, çizgi, yüzey

Nokta iki değişkenin ilişkisini taşır; dağılım grafiği ve harita işaretçisi bunun üzerine kurulu. Çizgi ise ardışıklık iddia eder, x ekseninde bir sıra yoksa çizgi çizme. Yüzey yoğunluk ve toplam göstermek için iyidir, ısı haritası ya da alan grafiği gibi. Ölçülen değerle eğilimi aynı grafikte ayırmanın en ucuz yolu, noktayı ve çizgiyi üst üste koymaktır.

Doğruluk sıralaması tek bir liste değil

Card, Mackinlay ve Shneiderman'ın derlediği algısal doğruluk sıralaması çoğu kaynakta şöyle aktarılır:

  1. Eksen üzerindeki konum
  2. Uzunluk
  3. Eğim ve açı
  4. Alan
  5. Hacim
  6. Renk ve doku

Bu aktarım doğru ama yarım. Mackinlay'in tablosu tek bir liste değil, veri tipine göre ayrı ayrı kurulur. Uzunluk ve alan nicel veride üst sıralardadır, nominal veride ikisi de en alta düşer; çünkü olmayan bir büyüklük ima ederler. Ülkeleri çubuk uzunluğuyla yan yana dizmek veride bulunmayan bir düzen uydurur. Aynı tabloda renk tonu ve şekil, nominal veri için yukarı çıkar.

Pratik karşılığı şu: “renk son çaredir” kuralı nicel büyüklükler için geçerli. Kategori ayırmak söz konusuysa renk son çare değil, doğru araçtır.

Renk kullanırken iki kısıt

Birincisi sayı. Kategori arttıkça renk çalışmaz hale gelir, okuyucu her noktada lejanta dönmek zorunda kalır. Beş altı kategoriden sonrası genelde doğrudan etiketleme işidir.

İkincisi ayırt edilebilirlik. Kırmızı ile yeşilin farkına tek başına yaslanmak grafiği okuyucuların bir kısmına kapatır. Renge ikinci bir kanal eşlik etsin: şekil, desen ya da etiketin kendisi. Bu, siyah beyaz çıktıda da hayatta kalmanı sağlar.

Yanıltmama sorumluluğu

Çubuk grafikte ekseni sıfırdan başlatmazsan farkı olduğundan büyük gösterirsin, çünkü çubuğun taşıdığı anlam uzunluğudur. Çizgi grafiğinde aynı kısıt yoktur; orada okunan şey eğim, dolayısıyla ekseni veri aralığına daraltmak çoğu zaman daha dürüst bir görüntü verir. Aynı veriyi iki grafik tipinde de aynı kurallarla çizmeye kalkarsan birinde bilgi kaybedersin, diğerinde abartırsın.