Aristoteles'in Altı Ögesiyle UX/UI Case Study Yazmak
Aristoteles Poetika'da bir tragedyayı ayakta tutan altı ögeyi sayar ve bunları önem sırasına dizer. O sıra tersten okunduğunda çoğu UX/UI portföyünün neden birbirine benzediği görünür hale gelir: listenin en sonundaki öge, yani görsellik, en başa alınmıştır. Altı ögeyi Aristoteles'in kendi sırasıyla, case study karşılıklarıyla birlikte kuralım.
Sıralama tesadüf değil
Poetika'da ögeler şu düzende gelir: olay örgüsü, karakter, düşünce, dil, ezgi, görsellik. Bu rastgele bir sayım değil, açık bir önem sırasıdır. Aristoteles olay örgüsü için tragedyanın ruhu der; görsellik içinse şiir sanatına en uzak duran öge olduğunu, sahne ve oyuncu olmadan da metnin etkisini üretebileceğini söyler.
Portföyler bu sırayı çoğunlukla ters çevirir. Önce parlak final ekranları gelir, süreç anlatısına birkaç satır kalır. İşe alım için önüme gelen dosyalarda aklımda kalanın en iyi görüneni değil, aldığı bir kararı neden geri çevirdiğini anlatanı olduğunu fark ettim.
Olay örgüsü: neden-sonuç zinciri
Olay örgüsü kronoloji demek değildir. “Önce araştırma yaptık, sonra wireframe çizdik, sonra test ettik” bir sıralamadır; anlatı olması için her adımın bir öncekinin sonucu olması gerekir. Şu bulgu çıktı, bu yüzden şu karar alındı, karar şu ölçümü şu yönde değiştirdi.
Kontrol ölçütü basit: iki bölümün yerini değiştirdiğinizde metin hâlâ tutarlı duruyorsa ortada olay örgüsü yoktur, liste vardır.
Karakter: kararı kim verdi
“Ekipçe karar verdik” cümlesi okuyucuya hiçbir şey söylemez. Hangi kısmı siz taşıdınız, nerede fikriniz reddedildi, kimin itirazı sizi yön değiştirmeye zorladı. Rolü küçültmek de büyütmek kadar zarar verir; üç kişilik bir işi tek başınıza yapmış gibi anlatmakla, tek başınıza yaptığınız işi “biz” diye anlatmak aynı güvensizliği doğurur.
Düşünce: dosyanın iddiası
Aristoteles'te düşünce (dianoia), metnin ileri sürdüğü şeydir. Case study karşılığı, projenin tek cümleye sığan iddiasıdır. Örnek: kayıt formundaki alan sayısını azaltmak tamamlanma oranını değiştirmedi, asıl engel doğrulama mesajlarının konumuydu.
İddiası olmayan bir dosya ekran galerisine dönüşür. İddia varsa, onu destekleyen ölçümün ne olduğunu ve neyi ölçmediğini de yazın; eksik tarafı kendiniz söylediğinizde metin zayıflamaz, güvenilir olur.
Dil: kim okuyacak
Portföyü genelde üç ayrı kişi okur: alanı bilen tasarımcı, alanı bilmeyen yönetici, işin uygulanabilirliğini merak eden geliştirici. Terimleri tamamen atmak üçünü de kaybettirir. İlk geçtiği yerde yarım cümlelik karşılığını vermek yeterlidir, ayrı bir sözlük bölümü açmaya gerek yok.
Ezgi: metnin temposu
Altı öge içinde case study'ye en zor oturan bu. “Duygu katın” tavsiyesi genelde buradan türetilir ve metni şişirmekten başka işe yaramaz. Ezginin daha yakın karşılığı ritimdir: cümle uzunlukları, bölüm boyları, okurun nerede duracağı. Uzun bir gerekçe paragrafından sonra gelen kısa bir hüküm cümlesi, aynı bilgiyi eşit uzunlukta üç paragrafa yaymaktan çok daha iyi tutunur.
Görsellik: en sona bırakılan
Listenin sonunda olması görselliği gereksiz yapmaz, tek başına yetmediğini söyler. Süreç görselleri kararın izini taşıdığı için final ekranlarından daha çok iş görür: eskizler, akış şemaları, test sırasında alınmış notlar, eski sürümle yan yana konmuş karşılaştırmalar.
Teknik taraf da bu başlığa girer. Erişilebilirlik üzerine yazdığınız bölüm, portföy sayfasının kendisi klavyeyle gezilemiyorsa ya da görseller sayfayı beklettiği için okuyucu yazıya varamıyorsa inandırıcılığını kaybeder. Bir arayüz iddiasının, iddiayı taşıyan sayfada karşılığı olmalı.
Sıralamayı geri çevirmek
Dosyayı görsel yerleşimden değil, düz metinden başlatın. Sorun, karar, sonuç zinciri hiç görsel olmadan ayakta duruyorsa ekranlar onu güçlendirir. Ayakta durmuyorsa en iyi ekranlar bile eksik olan olay örgüsünü kapatmaz.