İş Deneyimi Olmadan UX/UI Portföyü Hazırlamak
UX/UI işine girmek isteyenlerin çoğu aynı kilitte takılıyor: işe girmek için portföy isteniyor, portföy için de iş deneyimi gerekiyor gibi görünüyor. Oysa portföyün kanıtladığı şey iş geçmişi değil, karar verme biçiminiz. Elinizde sandığınızdan çok malzeme var: her gün kullandığınız bir uygulama, gönüllü çalıştığınız bir dernek, tasarımla hiç ilgisi olmayan eski işiniz.
Portföy neyi kanıtlar?
Portföyünüze bakan kişi, güzel ekran arayışında değildir. Belirsiz bir durumda ne yaptığınıza bakar: problemi nasıl tarif ettiniz, hangi seçenekleri elediniz, neden bu ekranda karar kıldınız. Bu yüzden portföyün birimi ekran görüntüsü değil, vaka çalışmasıdır; yani bir işi baştan sona anlatan kısa bir dosya.
Bir vaka çalışması dört soruya cevap verirse ayakta durur. Sorun neydi ve kime aitti? Neyi varsaydınız, neyi ölçtünüz? Hangi çözümü denediniz, sonuç ne oldu? Bugün baştan yapsanız neyi değiştirirdiniz? Son soru en çok atlanan ve en çok ayırt eden sorudur, çünkü kendi işine mesafeden bakabilen tasarımcı azdır.
Yeniden tasarım: en hızlı başlangıç
Elinizde müşteri yokken en kolay malzeme, zaten kullandığınız bir üründür. Şehrinizdeki sinema sitesinin bilet akışı, kargo takip ekranı, belediyenin randevu formu. Gerçek bir ürünün yeniden tasarımını, uydurulmuş bir marka için sıfırdan üretilen projeden daha güvenilir buluyorum: gerçek üründe çözülecek somut bir sorun ve karşılaştırılacak bir mevcut durum var, uydurma markada ise hem sorunu hem çözümü siz yazdığınız için ikisi kaçınılmaz olarak birbirine uyuyor.
Bunun bir bedeli var ve çoğu rehber bu bedeli atlar. Bilinen bir ürünü yeniden tasarladığınızda, karşınızdaki kişi o ürünü sizden iyi biliyor olabilir. Neden o düğmenin orada durduğunu, hangi yasal zorunluluğun o fazladan adımı doğurduğunu bilmeden "sadeleştirdim" derseniz, dosya sizin aleyhinize çalışır. Çaresi basit: neyi bilmediğinizi yazın. "Kullanım verisine erişimim yok, bu yüzden şu üç varsayımla ilerledim" cümlesi, uydurma bir dönüşüm oranından çok daha iyi durur.
Süreci belgelemek
Süreç belgelemek, sonradan hatırlamaya çalışmak değildir. İşi yaparken kaydedin: ilk karalamaların fotoğrafı, denediğiniz ama vazgeçtiğiniz akış, beş kişiye sorduğunuzda çıkan üç şaşırtıcı cevap. Beş kişiyle yapılan bir test istatistiksel bir şey söylemez, ama arayüzdeki bariz tıkanmayı çıkarır ve dosyanızda bunu abartmadan söylemeniz de olgunluk göstergesidir.
Dosyayı yazarken sıralama şöyle işliyor: bağlam, sorun, ne yaptınız, ne öğrendiniz. Görseller bu anlatının içine yerleşir, anlatının yerine geçmez.
Gönüllü işler ve hackathonlar
Gerçek kullanıcıya en yakın malzeme buradan çıkar. Bir derneğin bağış formu, okul kulübünün kayıt sayfası, mahalle kooperatifinin sipariş listesi. Bu işlerde iki şey kazanırsınız: gerçek kısıt (bütçe yok, süre yok, içerik dağınık) ve gerçek geri bildirim.
Hackathon çıktısını sunarken dürüst olun. Otuz altı saatte üretilen bir prototip, üç haftalık bir işmiş gibi anlatıldığında fark edilir. "Süre kısıtı yüzünden erişilebilirlik kontrollerini atladık, sonrasında şu ikisini ekledim" demek, hem işi hem sizi büyütür.
Tasarım dışı geçmişinizi çerçevelemek
Çağrı merkezinde çalıştıysanız, kullanıcıların bir akışta tam olarak nerede tıkandığını sektörde çok az kişi kadar biliyorsunuzdur. Markette raf düzenlediyseniz, insanların aradıklarını nasıl taradığını izlemişsinizdir. Bunlar portföye "aktarılabilir beceri" başlığı altında liste olarak değil, tek bir vakanın içinde girdi olarak girer: hangi gözlem, hangi tasarım kararını doğurdu.
Kaç vaka yeter?
Yaygın tavsiye üç ile altı arasında proje ister. Derinlemesine anlatılmış iki vaka, yüzeysel altı vakadan daha iyi iş görür. Karşınızdaki kişi altısını da okumaz; ilk açtığı dosyada karar verir ve o dosyada aradığı şey çeşitlilik değil, düşünce zinciridir. Üstelik her vaka bakım ister: bağlantılar kırılır, ekranlar eskir, iki yıl önceki iş bugünkü seviyenizi temsil etmez.
Portföyün kendisi de bir arayüz
Burada küçük bir ironi var: kullanıcı deneyimi iddiasıyla hazırlanan portföylerin çoğu, kendi ölçütlerinde sınıfta kalıyor. Orta seviye bir telefonda mobil veriyle açın, ne kadar sürede okunabilir hale geldiğini sayın. Vaka dosyalarını parola arkasına koymayın, kimse şifre istemek için e-posta yazmaz. Klavyeyle gezinin, odak nerede olduğunuzu gösteriyor mu bakın. Bağlantıları tek tek tıklayın.
Bu kontroller yarım saat sürer ve portföyünüz hakkında, içindeki metinlerin tamamından daha net bir şey söyler.