Diverjan Düşünme: Dört Teknik ve Hangisi Ne Zaman İşe Yarar
Diverjan düşünme, bir soruna tek doğru cevabı aramak yerine olabildiğince çok ve birbirinden farklı cevap üretmektir. Popüler anlatımda dört beş ayrı teknik gibi sunulur; hepsi aslında tek bir hamlenin farklı kapılarından girer, alışkanlığın kurduğu çerçeveyi bilerek bozmak. Sayının kendisi amaç değil, çeşitliliğin yan ürünü.
Ne vaat ediyor, ne etmiyor
Diverjan düşünme fikir üretir, karar vermez. Üretilenin içinden işe yarayanı ayıklamak konverjan aşamanın işi. İkisini aynı toplantıda yapmaya kalkınca genelde ikisi de olmuyor: eleştiri erken geldiğinde üretim susuyor, eleştiri hiç gelmediğinde elde kalan yığın kullanılmadan duruyor. Arada bir de ham fikirleri çarpıştırıp melez çıkarma aşaması var, adına emerjan düşünme deniyor; isim önemli değil, o boşluğu birinin doldurması gerekiyor.
“Önce nicelik, sonra nitelik” tavsiyesini olduğu gibi almam. Yüz fikrin doksanı aynı çerçevenin içinden çıkıyorsa sayı artmıştır, çeşitlilik artmamıştır. Aşağıdaki tekniklerin hedefi de zaten sayı değil, çerçeveyi kırmak.
Oksimoron: tanımlayıcı özelliği sök
Bir şeyin olmazsa olmaz sandığın özelliğini al ve yok say. Menüsüz restoran, kürsüsüz konferans, arama kutusu olmayan bir e-ticaret sitesi. Çıkan ilk cevaplar çoğunlukla saçma olur, olmalı da. İşe yarayan kısım saçmalık değil, o özelliğin hangi işi gördüğünü fark ettirmesi: menüyü kaldırdığın anda menünün iki ayrı iş yaptığını görürsün, ne olduğunu göstermek ve ne kadara mal olduğunu söylemek. İkisini ayrı ayrı çözmek mümkün.
Kaldırdığın özellik yasal ya da fiziksel bir zorunluluksa egzersiz boşa gider. Zorunlu olmayan ama herkesin zorunlu sandığı özellikleri seç.
Rastgele metafor
Odandaki bir eşyaya takıl, sonra “bu proje neden ona benziyor” diye sor. Bavul, trafik lambası, buzdolabı, hangisi denk gelirse. Benzetme kurulduğunda tek bir işe yarar ama iyi yarar: konuyu tarif ettiğin kelimeler değişir, kelimeler değişince görünen problem de değişir.
Tehlikeli tarafı, metaforun taşımadığı yeri de taşıyor sanmak. “Web sitesi bir bavuldur” dersen sınırlı hacim fikri gelir, faydalıdır; aynı metafor sana “bir kere kapattın mı bitti” der ki bir site için yanlıştır. Metaforu fikir üretirken kullan, karar verirken bırak.
Kötü tasarımı savun
Sinir bozucu bulduğun bir özelliği al ve birinin onu bilerek koyduğunu varsay. Neden koymuş olabilir? Bankacılık uygulamasındaki fazladan onay adımı süreci yavaşlatır, yavaşlatması da amacın kendisidir. Bu egzersizin asıl faydası şu: bir şeyi değiştirmeden önce ne işe yaradığını sormak. Çoğu iyileştirme görünmeyen bir işlevi sessizce siler, sorun da birkaç ay sonra bambaşka bir yerden çıkar.
Tersi de doğru, her kötü tasarımın arkasında akıl yok. Bazısı sadece aceleyle yapılmıştır. İkisini ayırmanın pratik yolu, o özelliğin bulunmadığı bir sürüm hayal edip kimin şikayet edeceğini saymak. Kimse çıkmıyorsa cevabın var.
Keyfi kısıtlama
“İstediğini yap” en kötü brieftir. Kısıt koy: tek renk, üç ekran, iki saat, sıfır JavaScript. Kısıt seçenek uzayını daraltır ve daraldığı için içinde gerçekten arama yapılabilir.
Ama kısıtın yaratıcılığı kendiliğinden artırdığı iddiası fazla geniş. Baskı altında daha iyi iş çıkardığını söyleyen çoğu kişi yalnızca son anda ayakta kalan işi hatırlıyor; öncesinde çöpe giden denemeler o hesaba girmiyor. Kısıtlama, konuyu zaten bilen birinin arama alanını daraltmasına yarar. Konuyu bilmiyorsan kısıt sadece kısıttır.
Dört yöntem, tek hamle
Yan yana koyunca hepsinin aynı şeyi yaptığı görünüyor: varsayılan çerçeveyi kullanılamaz hale getirip zihni başka bir yol aramaya zorlamak. Oksimoron bir özelliği siler, metafor başka bir alanın sözlüğünü ödünç alır, kötü tasarım savunusu değer yargısını ters çevirir, kısıtlama en kolay yolu kapatır.
Dördünü birden öğrenmek zorunda değilsin. Hangisini ne zaman kullanacağın da tahmin işi değil: problem tanımı netse oksimoron ve kısıtlama iyi çalışır, problemi henüz adlandıramıyorsan metafor, elinde çalışan ama sevilmeyen bir sistem varsa kötü tasarım savunusu. Birini alıp gerçekten uygulamak, dördünü ezberlemekten fazlasını verir.
Grup mu, tek başına mı?
Standart tavsiye “farklı disiplinlerden bir ekip topla” der. Fikir üretimi araştırmalarında uzun süredir bilinen ters bir bulgu var: aynı kişiler önce tek başına düşünüp sonra listelerini birleştirdiğinde, aynı sürede birlikte beyin fırtınası yapan gruptan hem daha çok hem daha çeşitli fikir çıkıyor. Sebebi karmaşık değil, grupta aynı anda tek kişi konuşabilir ve sırasını bekleyen kişi kendi fikrini unutmamaya çalışırken yenisini üretemez.
Pratik sonucu şu: çeşitliliği ayrı ayrı üret, birleştirmeyi birlikte yap. Ekip toplantısını fikir üretmek için değil, üretilmiş fikirleri çarpıştırmak için kur.