Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Etnografik Araştırmada Katılımcı Seçimi ve Günlük Çalışmaları

Etnografik Araştırma: Kimi, Ne Kadar Süre Gözlemlemeli?

Etnografik araştırmadan çıkan değer büyük ölçüde iki karara bağlı: kimi gözlediğiniz ve ne kadar süre gözlediğiniz. Tekniğe indirgersek, katılımcı listesini dar tutmamak ve veriyi tek oturuma sıkıştırmayıp günlere yaymak. İkisi de kulağa basit geliyor, ikisinin de kendi tuzağı var.

Katılımcı listesini kim kurarsa araştırmayı o kurar

Etnografik çalışmanın gücü, insanları kendi ortamlarında, kendi alışkanlıklarıyla görmekten geliyor. Bu yüzden asıl karar gözlem tekniğinde değil, listenin nasıl kurulduğunda ve kimin dışarıda kaldığında. Ürünü zaten iyi kullanan sekiz kişiyle konuşursanız üç hafta sonra elinizde ürünü iyi kullanan insanların tarifi olur.

İşe yarayan iki uç var. Teknolojiyle arası mesafeli biri, giriş engellerini çoğu kullanılabilirlik raporundan daha net gösterir. Çok deneyimli kullanıcı ise sizin hiç düşünmediğiniz kısayolları, bir de ürünü kırdığı yerleri gösterir. Ortadaki kalabalığı zaten analitikten görüyorsunuz.

Çeşitlilik ekseni sınırsız değil, örneklem küçük

Kapsayıcılık tavsiyesinin sessizce atladığı sınır şu: etnografik çalışma altı sekiz katılımcıyla yürür. Yaş, deneyim seviyesi, coğrafya ve kültürel arka planı ikişer kategoriye bölseniz on altı hücre çıkar. Altı kişiyle on altı hücreyi dolduramazsınız. Doldurmaya çalışırsanız her hücrede bir kişi bile kalmaz, o tek kişinin kişisel huyunu da grubun özelliği sanırsınız.

Yapılacak şey listeyi kısaltmak. Bu ürünün kararını gerçekten değiştirecek bir ya da iki ekseni seçin, geri kalan farklılıkları not edin ama örneklem kotasına çevirmeyin. Bir muhasebe yazılımında belirleyici eksen genelde deneyim seviyesi ve şirket büyüklüğüdür, yaş değil.

Günlük yöntemi, tek oturumun göremediği yer

Laboratuvar oturumu size bir anın fotoğrafını verir. Alışkanlık orada görünmez, çünkü alışkanlık ikinci haftada ya oluşur ya oluşmaz. Günlük yöntemi tam bu aralığı hedefler: katılımcı ürünle her karşılaştığında kısa bir kayıt bırakır, siz de kullanımın seyrekleştiği ya da tamamen bırakıldığı noktayı kimsenin ankette söylemeyeceği biçimde görürsünüz.

Günlük kaydını, üç hafta sonra yapılan hatırlatmalı görüşmeden daha güvenilir buluyorum. Hafıza olayı sonradan düzenliyor: sinirlenilen an hafifliyor, tesadüfen bulunan çözüm planlı bir tercih gibi anlatılıyor. Anlık kayıt bunu yapmaya fırsat bulamıyor.

Kayıt biçimini katılımcıya bırakın, toplamayı kendinize

Yazmak en yüksek sürtünmeli biçim. Sesli not, fotoğraf ya da ekran görüntüsü genelde daha çok veri getirir, üstelik tonuyla birlikte gelir. Çizim de isteyin; çizen az olur, ama çizen bir şey anlatır.

Bunun bedeli toplama tarafında çıkıyor. Sekiz katılımcı, üç hafta, günde bir kayıt, aşağı yukarı yüz altmış parça dosya demek. Bunların WhatsApp, e-posta ve fotoğraf galerisine dağılmasına izin verilirse analiz haftasının yarısı dosya peşinde geçer. Kayıtları zaman damgasıyla tek yere düşüren basit bir formun kurulumu yarım gün alır, dağılmış kayıtları sonradan toparlamak günler alır.

Toplanan veriyi karara çevirmek

Üç haftalık günlük ve altı kişilik gözlem, yol haritasını kendiliğinden yazmaz. İşe yarayan ayrım şu: gördüğünüz sorun ya birinin ürünü kullanmaya başlamasını engelliyordur ya da zaten kullanan birinin işini yavaşlatıyordur. İlki kullanıcı sayısını, ikincisi bağlılığı değiştirir. İkisi aynı sprintte yarışmasın, çünkü kazananı her seferinde ikincisi olur; sesi çıkan kullanıcı zaten içeride olandır.

Bir de şu: etnografik veri “kullanıcılar şunu istiyor” cümlesini değil, “kullanıcı şu anda şunu yapıyor” cümlesini üretir. İkincisi daha az cazip, karar verirken daha çok işe yarar.

Kaynaklar