UX Etiğinde İhmal ve Sonuççu Yanlılık
Etik tartışması UX'te genelde kötü niyetli tasarımlar üzerinden yürür. Oysa asıl hasar iki sessiz yerden gelir: söylemediğiniz şeyler ve sonuç iyi çıktığı için sorgulamadığınız yöntemler. İkisi de kötü niyet gerektirmez. İkisi de ölçüm panelinizde görünmez.
Söylenmeyen şey de bir tasarım kararıdır
İhmal günahı, kullanıcının kararını değiştirecek bir bilgiyi arayüzden çıkarmaktır. Yenileme tarihi, iptalin nasıl yapıldığı, ücretin hangi koşulda arttığı. Bunlar hiçbir zaman silinmez; kullanım koşullarına, hesap ayarlarının üçüncü sekmesine, küçük punto bir dipnota taşınır. Teknik olarak bilgi oradadır. Kullanıcı için yoktur.
Bu tür kararlar tek bir toplantıda alınmaz, birikir. Biri fiyat ekranını sadeleştirir, biri onay adımını kısaltır, biri de metnin uzun durduğunu söyler. Kimse yalan söylemez, sonuçta ortaya yalan söyleyen bir akış çıkar.
Test basit: bilgiyi kullanıcının kararı verdiği anda, o ekranda gösterebiliyor musunuz? Gösteremiyorsanız, gizlemek istediğiniz bir şey var demektir.
Sonuç iyi çıktı diye yöntem doğrulanmaz
Sonuççu yanlılık, bir kararın doğruluğunu çıktısına bakarak ölçmektir. UX'teki en yaygın kılığı A/B testidir. Test size tek bir şey söyler: seçtiğiniz metriğin, seçtiğiniz pencerede nasıl hareket ettiği.
İptal akışına eklenen ek bir adım iptal oranını düşürür. Panelde yeşil çizgi görürsünüz, deney kazanır, karar kapanır. Kullanıcının o adımda hissettiği şey hiçbir yere yazılmaz, çünkü onu ölçen bir alan yok. Zarar genellikle başka bir metrikte ve başka bir zaman aralığında ortaya çıkar: destek kuyruğunda, yenileme dönemindeki toplu çıkışlarda, uygulama mağazasının yorumlarında. İki haftalık bir deney üçüncü aydaki churn'ü göremez; ölçüm penceresi çoktan kapanmıştır.
Bir projede iptali tek ekrandan üç ekrana çıkaran değişikliği, test kazandığı için haftalarca canlıda tuttuk; geri alma kararı testten değil, destek ekibinin şişen kuyruğundan çıktı.
Buradan çıkan kural net: bir değişiklik yalnızca sürtünme ekleyerek kazanıyorsa, kazanmamıştır. Sadece maliyeti ölçmediğiniz bir yere itmiştir.
Karar anında ne yapılır
Etiği iyi niyet üzerinden konuşmak işe yaramaz, çünkü kimse kendini kötü niyetli görmez. İşe yarayan şey, kararı kontrol edilebilir birkaç adıma bağlamak.
- Kritik bilgiyi kararın verildiği ekrana koyun, sözleşmenin içine değil.
- Deneyi kurarken kazanacağınız metrikle zararın görüneceği metriği yan yana yazın. İkincisini ölçmüyorsanız test sonucu eksiktir, tarafsız değildir.
- Sürtünmeyle kazanan bir deneyi, aynı sonucun sürtünme eklemeden alınıp alınamayacağını denemeden canlıya çıkarmayın.
- Ölçüm penceresini akışın doğal ritmine göre seçin. Aylık aboneliğin etkisini iki haftada okuyamazsınız.
Bunların hiçbiri ahlaki bir duruş değil, ölçüm disiplini. Görmediğiniz maliyet ortadan kalkmıyor, faturası yalnızca başka bir ekibe çıkıyor.