Guerrilla Kullanılabilirlik Testini Sahada Doğru Kurmak
Guerrilla kullanılabilirlik testi, laboratuvar kurmadan ve katılımcı ajansına para ödemeden yapılan testtir: prototipi alırsın, bir kafeye ya da fuar standına gidersin, birkaç kişiye açıp izlersin. Ucuzluğun bedeli, örneklem üzerindeki kontrolü kaybetmek. Yine de arayüzdeki tıkanma noktalarını bulmanın en hızlı yolu bu.
Ne bulur, ne bulmaz
Guerrilla testi bir keşif aracıdır. Kullanıcı kayıt ekranında nerede duraksıyor, o ikonu ne sanıyor, formda hangi kelimeye takılıyor: bu tür sorulara birkaç saatte cevap verir. Ama yedi kişiyle yaptığın testten "kullanıcıların %60'ı şu akışı tercih ediyor" cümlesi çıkmaz. Oran iddia edeceksen örneklemi nasıl seçtiğini savunabilmen gerekir, kafedeki masaları savunamazsın.
Ayrımı baştan yapmak, bulguları ekibe sunarken işini kolaylaştırır. Nitel gözlem tartışılmaz: kişi butonu görmedi, kaydı duruyor. Uydurma bir yüzde ise ilk toplantıda dağılır.
Sahaya tek soruyla çık
"Genel geri bildirim toplayalım" diye çıkılan test, birbiriyle ilgisiz on beş notla döner ve hiçbiri karar verdirmez. Onun yerine o hafta hangi kararı vereceksen onu yaz: yeni sepet akışı eskisinden daha az takılma üretiyor mu, üç adımlı kayıt formu tek ekrana sığdırılmalı mı. Tek soruyla çıkınca görevi kurmak kolaylaşır, beş dakikalık oturum yetmeye başlar.
Katılımcı yanlılığı: yerini değiştir
Standart tavsiye farklı demografik profillerle çalışmayı söyler. Oysa guerrilla testinde örneklem, tanımı gereği bulunduğun yerin kalabalığıdır. Üniversite kantininde test edersen yirmi yaşındakilerin arayüzünü ölçersin; kontrol listesine "çeşitlilik sağla" yazman bunu değiştirmez. Çeşitliliği niyetle değil, konumla ve saatle sağlarsın. Aynı prototipi bir gün kantinde, ertesi gün alışveriş merkezinde, bir kez de hafta içi öğlen iş merkezinde açmak gerçekten farklı davranış getirir.
Yanlılığı tamamen yok edemezsin. Nerede ve hangi saatte test ettiğini bulgunun yanına yazmak, yok etmiş gibi davranmaktan iyidir.
Görevi ver, sonra sus
Testin en zor kısmı konuşmamak. Katılımcı takıldığında yardım etme isteği çok güçlü olur, oysa aradığın veri tam o andır. Soru sorarsa soruyu geri çevir: "Siz ne olmasını bekliyordunuz?" Gerçekten kilitlenip ilerleyemediğinde müdahale et; yavaş ilerlemek müdahale sebebi değil.
Süre konusunda verdiğin sözü tut. Beş dakika dediysen beşinci dakikada teşekkür et. İnsanın zamanını fazladan almak, o kişiden bir daha veri alamamanın en hızlı yolu.
Kayıt ve notlar
Kaydı genelde telefonun ses kaydedicisiyle alırım; sahada ekran videosu kurmaya uğraşmak beş dakika yer, o beş dakikada katılımcı sıkılır. Ses kaydı, kendi sesli yorumun ve ekrana bakarken tuttuğun iki üç satır çoğu durumda yeterli oluyor.
Notu aynı gün temize çek. Bir gün beklersen "burada duraksadı" satırının hangi ekrana ait olduğunu hatırlamazsın.
Küçük yalanlara gerek yok
Bazı rehberler, katılımcı rahat konuşsun diye tasarımın size ait olmadığını söylemeyi önerir. Bu numaraya gerek yok, etik olarak da zayıf. "Bu ekranı ben tasarladım, tam da kırılacak yerini arıyorum, çekinmeyin" cümlesi aynı rahatlığı sağlıyor ve testten sonra düzeltmen gereken bir şey bırakmıyor.
Kaynak