Kendini Gerçekleştirme: Maslow'un Hiyerarşisi Nasıl Yanlış Okunuyor
Kendini gerçekleştirme, Maslow'un ihtiyaçlar listesindeki en üst kümedir: kişinin yapabileceği şeyi yapması. Türkçede bu kavram neredeyse her zaman bir piramit çizimiyle birlikte anlatılır ve o çizim, teorinin söylemediği bir şeyi söyler. Aşağıda hem kavramın kendisi var hem de şemanın yarattığı yanlış okuma.
Piramidi Maslow çizmedi
1943 tarihli A Theory of Human Motivation metninde beş ihtiyaç kümesi tanımlanır: fizyolojik gereksinimler, güvenlik, ait olma ve sevgi, saygınlık, kendini gerçekleştirme. Metinde piramit yoktur. Üçgen şema sonraki yıllarda yönetim ve pazarlama eğitiminde ders slaytı olarak üretildi, oradan yayıldı.
Şeklin masum olmadığı yer şu: piramit, alt katman tamamlanmadan üste çıkılamayacağını görsel olarak dayatır. Maslow ise sıralamanın katı olmadığını, çoğu insanın bütün kümelerde kısmen doymuş halde yaşadığını yazmıştı. Yazıdaki doyum yüzdelerini de kendisi "keyfî" diye nitelemişti. Yani kilitli kapı metaforu teoriye sonradan eklendi.
Kendini gerçekleştiren insanın portresi
Maslow bu portreyi anket ya da deneyle değil, hayran olduğu insanların biyografilerini okuyarak çıkardı. Ortak saydığı özellikler şunlar:
- Kendini ve başkalarını olduğu gibi kabul etme, gerçeği çarpıtmadan görme.
- Kendi çıkarının ötesinde bir probleme bağlanma.
- Doğallık, kalıplara değil işin kendi mantığına göre davranma.
- Yalnızlığa tahammül ve fikirsel bağımsızlık.
- Sıradan olanı tekrar tekrar takdir edebilme, zaman zaman yoğun tatmin anları yaşama.
Portrenin zayıf tarafı yöntemde. Örnekleri seçen ölçüt Maslow'un kendi yargısıydı, listeyi de o örneklerden çıkardı. Sonuç, kendi kendini doğrulayan bir tanım. Bu, portrenin işe yaramaz olduğu anlamına gelmez; ölçüt değil betimleme olarak okunması gerektiği anlamına gelir.
Sıralamanın işlemediği nokta
Basamakları sırayla tamamlama kuralının pratik bir sorunu var: hiçbir basamak için eşik tanımlanmamıştır. Güvenlik ihtiyacının ne kadarı karşılanınca bir üste geçilmiş sayılır? Metinde bunun cevabı yok. Eşik yoksa "önce şunu bitir, sonra ötekine geç" tavsiyesi uygulanabilir bir talimat değildir, çünkü bitip bitmediğine karar verecek bir ölçü kalmaz.
Gözlem de kuralı desteklemiyor. Yoksullukta yazılmış romanlar, savaş sırasında yapılmış buluşlar, iş güvencesi sıfırken kurulmuş şirketler var. Maslow'un asıl iddiası izin değil, dikkat üzerineydi: aç bir insanın zihni yemekle meşguldür. Bu, aç insanın yaratıcı olamayacağı demek değil. Sonraki geniş ölçekli araştırmalar da ihtiyaç kümelerinin iyi oluşa katkısının büyük ölçüde birbirinden bağımsız olduğunu gösterdi.
Listeyi nasıl kullanmak gerekir
Ben bu beş kümeyi hedef sıralaması olarak değil, tıkanma noktasını bulmak için tarama listesi olarak kullanırım. Bir şeyi yapamıyor olmanın nedeni çoğu zaman yetenek değil, listedeki kümelerden birinde açık kalmasıdır: uykusuzluk, gelirin belirsizliği, kimseyle konuşmadan geçen haftalar. Hangisi açıksa onarılacak yer orasıdır, en üst basamağa doğrudan çalışmak değil.
Pratikte işe yarayan üç şey var. Neyi değerli bulduğunu yazıya dökmek, çünkü zihinde tutulan değer listesi duruma göre şekil değiştirir. Öğrenmeyi takvime bağlamak, ilhama bırakmamak. Ve yaptığın işin bir kısmını kendinden başkasına dokunan bir yere bağlamak; Maslow'un portresinde en tutarlı görünen madde buydu.
Kendini gerçekleştirme bir varış noktası değil, dikkatin nereye düştüğüyle ilgili bir durum. Piramit bunu bir ödül gibi gösterdiği için yanlış anlaşılıyor.