Tasarımcılar İçin Telif Hakkı ve Adil Kullanımın Sınırları
Telif tarafında en sık duyulan savunma şu: “adil kullanım kapsamında kullandım”. Sorun, adil kullanımın bir Amerikan doktrini olması ve Türkiye'de aynı adla bir savunma bulunmaması. Tasarımcı için asıl soru, kullanımın kulağa adil gelip gelmediği değil, hangi ülkenin hangi maddesine dayandığı.
Adil kullanım herkesin kanununda yok
Telif hakkı eser yaratıldığı anda doğar, kayıt şart değildir. Buraya kadar ülkeler arasında ciddi bir fark yok. Fark istisnalarda başlıyor. ABD hukuku dört ölçütü tartan genel bir “fair use” testi kullanır ve mahkeme her olayda bu ölçütleri baştan tartar. Türkiye'de böyle genel bir test yok. FSEK, izinsiz kullanılabilecek hâlleri tek tek sayar: eğitim ve öğretim amacıyla seçme ve toplama eserler, iktibas yani alıntı, günlük haberler. Listede olmayan bir kullanım “ama dönüştürücüydü” gerekçesiyle kurtulmaz.
Pratik sonucu şu: bir İngilizce kaynakta okuduğun “bu fair use sayılır” cümlesi buraya doğrudan taşınmaz. Alıntı yapıyorsan iktibas kurallarına bakacaksın. Eser yayımlanmış olacak, alıntı amacın gerektirdiği ölçüyü aşmayacak, kaynak gösterilecek.
Dört ölçüt neyi ölçmez
ABD testinin ölçütleri kullanımın amacı ve niteliği, eserin türü, kullanılan miktar ve eserin piyasa değerine etki. Yaygın özetler bunları bir kontrol listesi gibi sunuyor. Oysa hiçbiri tek başına belirleyici değil.
En çok yanlış bilinen ölçüt ticarilik. “Kâr amacı varsa adil kullanım olmaz” doğru değil; ticari olup dönüştürücü sayılan kullanımlar da var, hiç para kazandırmayıp ihlal sayılanlar da. Miktar ölçütü de sanıldığı kadar mekanik işlemiyor. Bir şarkının en tanınan sekiz saniyesini almak, aynı şarkının sıradan bir dakikasını almaktan daha riskli olabilir; ölçülen şey uzunluk değil, alınan parçanın eserin özünü ne kadar taşıdığı.
Asıl mesele bu ölçütlerin bir izin listesi değil, bir savunma olması. Yani sıraları geldiğinde dava zaten açılmış oluyor. Tasarımcının hesabı “kazanır mıyım” değil, “bu işi oraya hiç götürmeden çözebilir miyim” olmalı. Sınırda kaldığını hissettiğin tek bir görsel için bile bir avukata on dakika sormak, sonradan gelen ihtarnameden ucuz.
Görsel seçerken izlenecek yol
Lisansı indirmeden önce oku. Ücretsiz kütüphanelerin çoğunda lisans site geneli için değil, dosya sayfası için yazılıdır; aynı sitedeki iki görselin koşulları farklı olabilir.
CC0 en rahat seçenek, çünkü eser sahibi haklarından feragat ediyor ve atıf zorunluluğu kalmıyor. Ama CC0 yalnızca telifi kapsar. Fotoğraftaki kişinin görüntüsü üzerindeki hakkı, kadraja giren bir logonun marka hakkını, bazı özel yapıların izne bağlı kullanımını kapsamaz. İnsan yüzü olan bir stok fotoğrafı ticari kampanyada kullanacaksan model iznini ayrıca sormak gerekir.
Kullandığın her görselin nereden ve hangi lisansla geldiğini işin yanında tut. Düz bir metin dosyası yeter (bu iş için ayrı bir dijital varlık yönetimi aracı almak çoğu ekipte gereğinden fazla). Üç yıl sonra “bu görsel nereden gelmişti” sorusuna cevap verememek, gerçek bir ihlalden daha sık başa gelen dert.
Esinlenmeyle kopyanın arası
Arayüz tasarımında fikir korunmaz, ifade korunur. Bir ödeme akışının adım sırasını başka bir üründen almak telif meselesi değildir; o ürünün ikon setini, illüstrasyonlarını, arayüz metinlerini almak telif meselesidir. Yayımlanmamış bir çalışma, mesela sana özel gönderilmiş bir sunum dosyasındaki tasarım, ayrı bir kategori: istisnaların çoğu yayımlanmış eserler için tanınmış durumda, dolayısıyla orada izin dışında bir yol aramak boşuna.
Kaynak