UX Case Study'de Orta Bölüm: Kararları Gerekçesiyle Anlatmak
Bir UX case study'sinde işi asıl anlatan bölüm ortadır. Baş kısım problemi kurar, son kısım sonucu gösterir; aradaki bölüm ise kararları ve o kararların gerekçelerini taşır. Burası zayıf kalırsa geriye güzel ekran görüntülerinden oluşan bir albüm kalır.
Orta bölüm ne anlatır
Baş kısım okuyucuya problemi ve bağlamı verir. Son kısım çözümü, varsa sayıları gösterir. Ortadaki bölümün işi bambaşkadır: hangi yol ayrımına geldiğinizi, orada neyi seçtiğinizi, neden o tarafa gittiğinizi anlatır.
Bu yüzden maket ve prototip görselleri tek başına orta bölüm sayılmaz. Görsel, kararın sonucudur; kararın kendisi metinde durur. Prototip ekran görüntüsünü süreç anlatısının yerine koymam, çünkü okuyucu ekranda neyin değiştiğini görür ama neden değiştiğini göremez.
Ne, nasıl, neden
Her adım için üç soru var. Ne yaptınız, nasıl yaptınız, neden öyle yaptınız. İlk ikisi çoğu case study'de zaten var. Eksik olan üçüncüsü, değerlendiren kişinin aradığı da odur. "Sekiz kişiyle yüz yüze görüştüm" bir bilgi verir; "anketle ölçemeyeceğim bir şeyi, insanların formu neden yarıda bıraktığını anlamam gerekiyordu" ise bir düşünce biçimi gösterir.
Hikâye yapısı yardımcı olur, şablon olmaz
Gustav Freytag'ın beş bölümlük anlatı yapısı burada işe yarar: kuruluş, yükselen aksiyon, zirve, çözülme, sonuç. Case study'nin orta bölümü kabaca ortadaki üçüne denk düşer. Yükselen aksiyon araştırma ve keşif aşamasıdır, zirve varsayımınızın çöktüğü ya da doğrulandığı andır, çözülme o andan sonra tasarımın nasıl netleştiğidir.
Her projede böyle bir zirve olmaz. Bazı işler baştan sona sakin ilerler, kimse şaşırmaz, plan tutar. O durumda dramatik bir dönüm noktası uydurmak yerine yapıyı bırakın; zorlanmış bir kriz anlatısı, deneyimli bir okuyucuya hemen kendini belli eder.
Uzunluk: iki yaygın tavsiye birbiriyle çelişir
Bir yandan "değerlendiren kişi metni okumaz, tarar" denir. Diğer yandan "her kararın gerekçesini yaz" denir. İkisi aynı anda tutulamaz. On beş karar noktasının her birine gerekçe yazarsanız ortaya taranamayacak kadar uzun bir metin çıkar; hiçbirine yazmazsanız da elinizde yalnızca bir iş akışı listesi kalır.
Çözüm seçim yapmaktır. İki, en fazla üç karar noktası seçin ve yalnızca onları gerçekten açın. Geri kalan adımlar tek cümleyle geçilir. Hangi üçünü seçeceğiniz de bellidir: sizi başladığınız yerden başka bir yere götüren adımlar.
Tarama gerçeğinin ikinci sonucu başlıklarla ilgili. Metin taranıyorsa argüman başlıklarda durmalı. "Araştırma" başlığı hiçbir şey söylemez; "Formu yarıda bırakanlar aslında adres alanında takılıyordu" başlığı, altındaki paragraf hiç okunmasa bile işini yapar.
Metinden çıkacaklar konusunda kararsız kalırsanız şu üçü neredeyse her zaman gider:
- Kullandığınız yöntemin genel tanımı. Kart gruplamanın ne olduğunu anlatmanız gerekmiyor, uyguladığınızda ne çıktığını anlatmanız gerekiyor.
- Sonuca etki etmemiş ara denemeler. Kendi emeğinize yazık gibi gelir ama okuyucu için gürültüdür.
- Görsel tasarım detayları, iş görsel tasarım işi değilse. Renk paleti seçiminizi anlatmak yalnızca projenin merkezinde o varsa yerinde durur.
Ekip işinde katkıyı ayırmak
Baştan sona "biz" diyen bir case study değerlendirilemez, çünkü hangi işin size ait olduğu belli olmaz. Her cümlede "ben" diyen metin ise ekip çalışmasını sahiplenmiş gibi durur ve referans kontrolünde dağılır.
Pratikte işleyen ayrım şudur: projenin geneli "biz", kararların sahibi tekil. Araştırmayı ekip planladı, görüşme kılavuzunu siz yazdınız. Bunu bir kez netleştirmek yeterli, her paragrafta tekrarlamak gerekmez.