Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Yaratıcılığın Türleri: Sanatsal, Teknik, H- ve P-Yaratıcılık

Yaratıcı Düşünme Türleri ve Yaratıcılığın İki Ölçütü

Yaratıcılık tek bir yetenek değil, birbirine benzemeyen birkaç şeyin ortak adı. Bir logo tasarlamakla bir performans sorununu beklenmedik bir yoldan çözmek aynı kelimeyle anlatılıyor, oysa ikisinin süreci de ölçütü de farklı. Aşağıda bu ayrımları tek tek kuruyorum: fikrin yaratıcı sayılması için gereken iki ölçüt, sanatsal ile teknik arasındaki sınır, kişisel yenilikle tarihsel yenilik farkı ve ilerlemenin iki hızı.

Yeni olmak tek başına yetmiyor

Bir fikrin yaratıcı sayılması için iki ölçüt birlikte aranır: daha önce görülmemiş olmak ve bir işe yaramak. İlki olmadan fikir sıradandır, ikincisi olmadan sadece tuhaftır. Markanın adını okunmaz bir yazı tipiyle yazan logo yenidir ama tabelada kimse okuyamıyorsa amacını karşılamaz.

Bu ölçüt teknik tarafta daha acımasız çalışır. Kod ilginç olabilir, kimsenin denemediği bir yaklaşımı deniyor olabilir, ama bakımı yapılamıyorsa altı ay sonra silinir. Yenilik kendini savunmak zorunda değil, faydası savunuyor.

Sanatsal ve teknik yaratıcılık

Sanatsal yaratıcılık estetik bir sonucu hedefler: şiir, resim, tipografi, bir arayüzün görsel dili. Teknik yaratıcılık ise bir kısıtın etrafından dolaşmayı hedefler. İkisi arasındaki asıl fark üründe değil, doğrulama biçiminde. Sanatsal işin doğruluğu tartışmaya açıktır; teknik işin doğruluğu test edilir, ölçülür, çalışır ya da çalışmaz.

Yine de sınır göründüğü kadar keskin değil. Yazılımda en zarif çözümler genellikle estetik bir sezgiden gelir, sonradan gerekçelendirilir. Tersi de doğru: bir sanatçının malzeme kısıtı, mühendisin bellek kısıtından farksız davranır ve çoğu zaman özgün sonucu üreten şey tam olarak o kısıttır.

H-yaratıcılık ve P-yaratıcılık

Margaret Boden'in ayrımı burada işe yarar. H-yaratıcılık (historical) insanlık için yeni olan üretimdir: daha önce kimse bulmamıştır. P-yaratıcılık (psychological) ise kişinin kendisi için yenidir; başkaları bulmuş olabilir, o kişi kendi başına ulaşmıştır.

Bu ayrımı tanıttığınız anda bir önceki bölümdeki tanım çatlıyor. "Yeni olmak" ölçütü kime göre yeni sorusuna cevap vermeden ölçüt sayılamaz. P-yaratıcılık için ölçüt üretenin bilgisiyle sınırlıdır, yani tanım mutlak değil gözlemciye bağlıdır. Pratikte bunun anlamı şu: kendi çözümünüzün özgün olup olmadığını değerlendirmek için önce literatüre bakmanız gerekir, yoksa ölçtüğünüz şey yaratıcılık değil bilgisizlik olur.

Günlük işte hedeflenen genellikle P-yaratıcılıktır ve bunda utanılacak bir şey yok. Bir problemi kendi başına çözmek, çözümü ezberlemekten çok daha kalıcı bir öğrenmedir (kod tarafında bunun adı çoğu zaman "tekerleği yeniden icat etmek" olur ve haksız bir şekilde küçümsenir).

Karınca ve pire: ilerlemenin iki hızı

Yaratıcı süreç iki farklı tempoda yürür. Karınca temposu küçük ve sürekli adımlarla ilerler: mevcut çözümü biraz daha iyileştirir, her adımda geri dönülebilir bir kazanç bırakır. Pire temposu ise sıçrar. Mevcut yapıyı bırakıp bambaşka bir yerden başlar, tutarsa büyük kazandırır, tutmazsa harcanan zamanın tamamı gider.

İkisi arasında seçim yaparken belirleyici olan, hatanın maliyeti. Geri alınabilir bir kararda sıçramak mantıklıdır; deneyin maliyeti düşükse denenmemiş yol denenmelidir. Geri alınamayan kararlarda, veri modeli değişikliği ya da dışarıya söz verilmiş bir arayüz gibi, karınca temposu neredeyse her zaman doğru olandır. Sıçramanın çekiciliği burada tuzağa dönüşür.

Yaratıcılığı tıkayan şeyler

Blokajın kaynağı çoğunlukla ilham eksikliği değil. Mükemmeliyetçilik ilk taslağı yazdırmaz, çünkü zihinde bitmiş halin standardıyla yarışır. Alışkanlık ise problemi hep aynı yerden görmenizi sağlar; bir sorunu üçüncü kez aynı yöntemle çözmeye çalışıyorsanız sorun yöntemde değil, problemi tarif ediş biçiminizdedir.

Bunu açan birkaç şey var:

  • Problemi bir başkasına anlatmak. Anlatırken çoğu zaman tarifin kendisi değişir ve çözüm oradan çıkar.
  • Kötü çözümü kasten yazmak. Kötü olduğunu bildiğiniz bir taslak, boş sayfadan çok daha kolay düzeltilir.
  • Kısıtı sertleştirmek. "Bunu yarım sayfada çözsem nasıl olurdu" sorusu, seçenek sayısını azaltarak karar vermeyi hızlandırır.

Yaratıcılığın geliştirilebilir olduğu doğru, ama geliştirilen şey fikir üretme hızı değil. Geliştirilen şey, üretilen fikirleri erken eleyebilme becerisi. İyi fikir bulan insanlarla diğerleri arasındaki fark genellikle fikir sayısında değil, kötü fikirden ne kadar çabuk vazgeçtiklerinde.