Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Design Thinking: Beş Aşamanın Pratikte Karşılığı

Design Thinking Aşamaları, Prototip Kararı ve Kaynaklar

Design thinking, kullanıcıyı anlamaktan çözümü test etmeye uzanan beş aşamalı bir problem çözme yaklaşımı. Kökeni 1960'ların tasarım ve mühendislik araştırmalarına dayanıyor, bugünkü popüler biçimini Stanford d.school ve IDEO eliyle aldı. Aşamaları ezberlemek yarım saat sürüyor. Asıl soru, hangi aşamanın ne zaman gerçekten karşılığı olduğu.

Beş aşama, ama numaralar yanıltıyor

Yöntem hemen her yerde şu sırayla anlatılır:

  • Empati: Kullanıcının işini nasıl yaptığını yerinde görmek.
  • Tanımlama: Gözlemi tek cümlelik bir problem ifadesine indirmek.
  • Fikir üretimi: Aynı probleme birbirinden farklı çözümler çıkarmak.
  • Prototip: Çözümü test edilebilir en ucuz forma çevirmek.
  • Test: Prototipi gerçek kullanıcının eline vermek.

Liste numaralı olduğu için proje planı gibi okunuyor, oysa test aşamasının en değerli çıktısı çoğu zaman tanımlama aşamasını geçersiz kılmasıdır. Problem ifadesi yanlışsa kalan dört adım kusursuz işlese bile sonuçta yanlış şey üretilir. Beş aşamayı takvim değil, ekibin ortak sözlüğü olarak kullanmak daha isabetli: “şu an tanımlama aşamasındayız” cümlesi bir toplantıyı, çizelgedeki bir kutudan daha çok toparlıyor.

Empatinin boşa gittiği yer

Kullanıcı görüşmelerinin büyük kısmı, ekibin zaten inandığı şeyi doğrulayarak bitiyor. Sebep genelde sorunun kendisi. “Böyle bir özellik ister miydiniz?” diye sorduğunuzda herkes ister; kimse hayır demez, hiçbir maliyeti yok çünkü.

Geçmişi sorun: bu işi en son ne zaman yaptınız, o gün tam olarak ne oldu, nerede takıldınız, sonra ne yaptınız? İnsan geleceğe dair kötü, geçmişe dair iyi bir tanık. Bir kullanıcının “Excel'e döküp elle düzeltiyorum” demesi, on kişinin bir özelliği onaylamasından daha çok bilgi taşır.

Prototipin cilası ne kadar olmalı

Kağıt eskizini, tıklanabilir yüksek çözünürlüklü prototipten daha güvenilir buluyorum. Cilalı ekran karşıdaki insana “bu iş bitmiş” mesajı veriyor, insanlar da bitmiş görünen şeye itiraz etmiyor. Kaba çizim ise itiraz davetiyesi.

İkinci sebep maliyet tarafında. Prototipe ne kadar emek gömerseniz, testten çıkan olumsuz sonucu görmezden gelme ihtimaliniz o kadar yükseliyor. Bir hafta harcanmış ekranı tek bir kullanıcı takıldı diye atmak zor karar; yarım saatlik eskizi atmak karar bile sayılmaz. Prototip aşamasının amacı ürünün küçük bir kopyasını yapmak değil, bir varsayımı en ucuz yoldan yanlışlamak.

Nereden öğrenilir

IDEO'nun Design Kit yöntem kataloğu kartların çoğunu tek sayfada, uygulanacak adım düzeyinde veriyor; okumaktan çok kullanmak için hazırlanmış bir kaynak. Aynı ekibin zihniyet videoları kısa ve tek tek izlenebiliyor. Atölye yapacaksanız Stanford d.school'un şablon ve materyalleri zaman kazandırır, en azından slayt hazırlamakla uğraşmazsınız. Alanın nereden çıktığını merak edenler için David Kelley'nin anlatımlarını ve Design & Thinking belgeselini ayrı tutuyorum: yöntem öğretmiyorlar, yöntemin neden ortaya çıktığını anlatıyorlar.

Yöntemin sınırı

Design thinking, problemin ne olduğunun belirsiz olduğu yerde işe yarıyor. Kimin, neden, hangi durumda zorlandığını bilmiyorsanız beş aşama size bir yol açar. Problem zaten netse, mesele bir sayfanın yavaş açılması ya da bir formun veri kaybetmesiyse, aynı beş aşama ekibe tur attırmaktan başka bir şey yapmaz. O noktada ihtiyacınız olan şey empati haritası değil, ölçüm.

Yöntemi inovasyon vaadi olarak satan anlatıya da temkinli yaklaşmakta fayda var. Beş aşama yaratıcılık üretmiyor; ekibin çözüme atlamadan önce probleme bakmasını zorunlu kılıyor. Katkısı bu kadar, ki bu da az değil.