Interaction Design ile UX Design: Farkı Kararın Kapsamı Belirler
Etkileşim tasarımı ile kullanıcı deneyimi tasarımı çoğu iş ilanında yan yana geçer, çoğu ekipte de aynı kişiye düşer. Yine de aynı şey değiller. Biri tek bir ekranda ne olacağını belirler, diğeri kullanıcının o ekrana neden geldiğini ve oradan ne alarak çıktığını. Farkı unvanlarda değil, verilen kararın kapsamında aramak gerekiyor.
Etkileşim tasarımı: tek ekranda ne oluyor
Etkileşim tasarımı, kullanıcının arayüze verdiği her girdinin karşılığını tanımlar. Düğmeye basıldığında ne olur, basılı tutulduğunda başka bir şey olur mu, alan boş bırakılırsa uyarı ne zaman çıkar, geri tuşu kullanıcıyı nereye götürür. Kapsamı dardır ve bu darlık işe yarar: bir etkileşim kararının doğru olup olmadığını çoğu zaman tek ekranda, tek kullanıcıyla, birkaç dakikada görürsünüz.
Bu alanın çıktısı genelde davranış tarifidir: durum listeleri, hata halleri, geçişler. Görsel değil, kural.
Kullanıcı deneyimi tasarımı: ekrandan önce ve sonra
UX ise aynı kullanıcının o ekrana nereden geldiğini ve oradan ne alarak çıktığını kapsar. Sorusu tek tıklama değil, tamamlanan iş. Kullanıcı fatura ödemeye mi geldi, ödedi mi, ödediğinden emin olarak mı ayrıldı? Bu soruların cevabı tek ekranda görünmez. Kayıt akışı, bildirim, e-posta, hatta çağrı merkezine gelen soru da cevabın parçasıdır.
Bu yüzden UX kararları daha yavaş doğrulanır. Araştırma, kullanılabilirlik testi ve kullanım verisi zaman ister; hiçbiri de tek bir doğru cevap üretmez.
Bir kayıt formu ikisini nasıl ayırır
Ayrımı en çabuk gösteren yer formlardır. Etkileşim tasarımı formun içinde yaşar: imleç hangi alana düşecek, e-posta hatası yazarken mi yoksa alandan çıkınca mı görünecek, gönder düğmesi istek sürerken ne yapacak. UX ise formun kendisini sorgular. Bu on alanın hepsine gerçekten şimdi mi ihtiyaç var, üçü kayıttan sonra toplanamaz mı, kullanıcıya buraya gelmeden önce ne vaat edilmişti?
İki katman birbirini kurtaramaz. Alan sayısı gereksiz yere on beşse, dünyanın en zarif hata animasyonu formu doldurulur hale getirmez. Tersi de geçerli: dört alanlık bir formda hata mesajı yanlış yerde çıkıyorsa kullanıcı yine takılır.
“Alt küme mi, ayrı disiplin mi” tartışması
Bu ikisi sık sık birbirinin alt kümesi diye anılır, sonra aynı yazının içinde ayrı disiplin ilan edilir. İkisi birden doğru olamaz. Pratikte tartışma zaten unvanlarla ilgili değil; küçük ekiplerde ikisini de aynı kişi yapıyor. Ayrı tutmaya değen şey rol değil, kararın kapsamı. Elinizdeki soru bu bileşen nasıl davranmalı ise etkileşim kararıdır, bu adım burada durmalı mı ise deneyim kararı. Kapsamı karıştırınca akışa dair bir sorunu bileşen ayarıyla çözmeye çalışırsınız, bu da bitmeyen mikro iyileştirme turlarına dönüşür.
Etkileşim kararının koddaki karşılığı
Formda anlık geri bildirim vermek iyi bir etkileşim kararıdır, ama uygulamada çoğu ekibin tökezlediği yer tam burası. Aynı doğrulama kuralını hem arayüzde hem sunucuda elle yazmayın. Kural tek yerde tanımlansın ve arayüze veri olarak insin; yoksa iki kopya zamanla ayrışır, kullanıcı arayüzün yeşile boyadığı formun sunucuda reddedildiğini görür. Bu hatayı ne etkileşim tasarımı yakalar ne de kullanıcı testi. İki kural arasındaki fark yalnız belirli girdilerde ortaya çıkar, o girdiler de test senaryolarınızda nadiren bulunur.