Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Kullanıcı Araştırmasına Paydaşları Dahil Etmek

Paydaş görüşmesi: katılımcı seçimi, sorular ve çelişkiler

Kullanıcı araştırması, bulguların rapora dönüşmesiyle bitmiyor. Bir bulgunun hayata geçmesi için o kararı verecek ve uygulayacak kişilerin araştırmayı kendi işlerinin parçası olarak görmesi gerekiyor. Paydaş katılımı dediğimiz şey büyük ölçüde bu: araştırmayı ekibe anlatmak değil, ekibi araştırmanın içine almak.

Paydaş kim sayılır

Paydaş, projenin sonucundan etkilenen ya da projenin gidişatını etkileyebilen kişidir. Tanım geniş duruyor, çünkü gerçekten geniş. Pratikte dört grup çıkıyor karşınıza:

  • Karar verenler: ürün sahibi, bütçeyi onaylayan yönetici.
  • Uygulayanlar: geliştirici, yazılım mimarı, destek ekibi.
  • Tasarım tarafı: araştırmacı, tasarımcı, içerik yazarı.
  • Dışarıdakiler: ajanslar, entegre olduğunuz tedarikçiler, bazen hukuk.

Kullanıcının kendisi bu listede yok. Kullanıcı araştırmanın konusu, paydaşı değil. Paydaş görüşmesi kullanıcı görüşmesinin yerine geçmez; ikisi başka soruları cevaplar. Bir paydaşa "kullanıcı ne istiyor" diye sorduğunuzda aldığınız şey veri değil varsayımdır. Bu varsayımları toplamak yine de işe yarar, çünkü test edeceğiniz hipotez listesi büyük ölçüde oradan çıkar.

Listeyi kısaltmak zorundasınız

"Herkesi dahil edin" tavsiyesi kulağa doğru geliyor, takvimle çarpışınca dağılıyor. Bir paydaş görüşmesi 45 dakika sürüyorsa, hazırlık, notların temize çekilmesi ve kaçınılmaz ikinci turla birlikte kişi başı maliyet iki saate yaklaşıyor. On iki kişilik bir listede bu, kullanıcı görüşmeleri daha başlamadan üç iş günü demek.

Kısaltırken iki soru yetiyor: bu kişi bulguyu uygulayacak mı, yoksa uygulanmasını engelleyebilir mi? Birine evet diyorsanız görüşün. Sırf haberi olsun diye listeye eklenen isimler için görüşme değil, iki sayfalık bir özet yeterli.

Teknik kısıtı sormadan önce bakın

Teknik paydaşla konuşmanın amacı neyin mümkün olduğunu öğrenmek. Ama "burayı değiştiremeyiz" cümlesi tek başına bilgi taşımıyor. Ben bu tür kısıtları görüşmeden önce koda bakarak çıkarmayı tercih ederim; alanın gerçekten bir entegrasyona mı bağlı olduğu yoksa kimsenin dokunmak istemediği eski bir modülde mi durduğu genelde yarım saatte anlaşılıyor. Sonrasında görüşmedeki soru da değişiyor: "değiştirebilir miyiz" yerine "şu modülü ayırmak kaç sprint sürer" diye soruyorsunuz ve aldığınız cevap tahmin olmaktan çıkıyor.

Görüşmeyi nasıl kurarsınız

Birebir yapın. Toplu toplantıda kimse yöneticisinin yanında projenin zayıf noktasını söylemez, en fazla kibarca ima eder. Kim Goodwin ses kaydı almayı öneriyor ve haklı: not tutarken cümlenin yarısını kaçırıyorsunuz, kayıtta ise kişinin duraksadığı yer bile duruyor. İzin isteyin, isteyen olursa kaydı kapatın.

Soru listesi hazır olsun ama sırayla okunmasın. En işe yarar bilgi çoğunlukla listede olmayan bir yerden geliyor, konuşma oraya kaydığında listeye dönmek yerine peşinden gitmek daha kârlı.

Hangi sorular karşılığını veriyor

  • Bu proje daha önce kimler tarafından, hangi biçimde denendi?
  • Elimizde hangi veri var, kim topladı, nereye kaydedildi?
  • Bu iş sizce ne zaman başarılı sayılacak?
  • Sizi endişelendiren bir taraf var mı?
  • Sizce başka kiminle konuşmalıyım?

İlk iki soru en yüksek getirili olanlar. Şirketlerin çoğunda birinin iki yıl önce yaptığı bir kullanılabilirlik testi, bir analitik raporu ya da yüzlerce destek kaydı duruyor ve kimse aramıyor. Bunları bulmak bazen haftalarca sürecek bir çalışmayı gereksiz kılıyor.

"Beş yıl sonra kullanıcımız kim olacak" sorusu ise farklı bir kategoride. Aldığınız cevap veri değil, hedef. Kaydedin, ama kullanıcı bilgisi olarak değil iş hedefi olarak kaydedin; ikisini karıştırmak persona çalışmalarını en hızlı bozan şeylerden biri.

Cevaplar çeliştiğinde

Aynı soruyu sekiz kişiye sorduğunuzda sekiz cevap almıyorsunuz. Genelde üç ayrı proje tanımı çıkıyor ortaya, ve bunların birbirini dışladığını o güne kadar kimse yüksek sesle söylememiş oluyor.

Bu noktada araştırmacının işi çelişkiyi yumuşatmak değil. Ortak paydayı bulup herkesi memnun eden bir cümle yazarsanız çelişki kaybolmaz, tasarım aşamasına ertelenir; orada da ekran tasarımı üzerinden tartışılır ve çok daha pahalıya mal olur. Çelişkiyi olduğu gibi yazın, kimin ne dediğini isim vermeden ama net biçimde ortaya koyun, kararı verecek kişinin önüne bırakın. Araştırmanın ilk çıktısı çoğu zaman bu oluyor, bazen de en değerlisi.

Kaynaklar