Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Plutchik'in Duygu Çarkı Tasarımda Ne İşe Yarar, Ne İşe Yaramaz

Duygu Çarkı ve Arayüz Tasarımı: Modelin Sınırları

Plutchik'in Duygu Çarkı, duyguları sekiz temele indiren, komşuluk ve karşıtlık ilişkileriyle düzenlenmiş bir sınıflandırma şeması. Tasarım yazılarında ise çoğu zaman bir üretim reçetesi gibi okunuyor: şu duyguyu istiyorsan şu rengi seç, şu animasyonu koy. Model bunu söylemiyor. Söylediği ile tasarımcının ondan beklediği arasındaki fark, çarkın asıl kullanışlı yanını da gizliyor.

Çark ne söylüyor

Robert Plutchik'in modeli sekiz temel duygu tanımlıyor: neşe, güven, korku, şaşkınlık, üzüntü, iğrenme, öfke, beklenti. Bunlar dört karşıt çift halinde diziliyor ve her biri üç yoğunluk kademesinde ayrı ayrı adlandırılıyor, yani yirmi dört adlandırılmış hal çıkıyor ortaya. Komşu duyguların birleşimlerinin de kendi isimleri var.

Bütün bu yapı bir taksonomi. Bir duygunun hangisine komşu, hangisine karşıt olduğunu söylüyor. Bir arayüzün o duyguyu nasıl üreteceğini söylemiyor, çünkü böyle bir iddiası hiç olmadı. Model duyguların kaynağını değil, aralarındaki ilişkiyi haritalıyor. Tasarım tarafında çark genellikle ters yönde okunuyor: önce hedeflenecek duygu seçiliyor, sonra onu üretecek renk ve mikro etkileşim aranıyor. Bu okuma modele taşımadığı bir nedensellik yüklüyor.

Sekiz duygunun yarısı hedef değil, bulgu

Öfke, iğrenme, korku, üzüntü. Kimse arayüzünde bunları üretmeye çalışmıyor. Ama fazlasıyla üretiliyor: sebebini söylemeyen doğrulama hatası, geri dönünce kaybolan form verisi, tek satırlık "Bir hata oluştu" ekranı.

Çarkın bu yarısını hedef listesi olarak değil, arama listesi olarak kullanmak daha verimli. Kullanıcı testinde sorulacak soru "nerede neşe yarattık" değil, "nerede korku ve öfke ürettik" oluyor. Yoğunluk kademesi de tam burada işe yarıyor: Plutchik'in dilinde öfkenin hafifi sinirlenme, ağırı gazap. Testte "kullanıcı homurdandı" ile "kullanıcı vazgeçip sekmeyi kapattı" arasındaki fark bu ve ikisi aynı öncelikle kuyruğa alınmıyor.

Bir ödeme formunda terk oranını buton rengiyle ya da güven rozetleriyle değil, reddedilen kart hatasında hangi alanın sorunlu olduğunu yazarak düşürdüğümüz bir proje oldu.

Renk eşlemesi çarkın kendisiyle bile uyuşmuyor

En sık tekrarlanan tavsiye şu: güven istiyorsan mavi kullan. Plutchik'in çarkında güven yeşil dilimde durur, mavi olan üzüntüdür. Yani tavsiye modelden gelmiyor; marka renkleri üzerine yıllardır dolaşan başka bir gelenekten geliyor ve çark onu doğrulamıyor.

Diyagramdaki renkler dilimleri birbirinden ayırmak ve yoğunluğu merkeze doğru koyulaştırmak için var. Palet önerisi değiller. Rengin duygusal etkisi yok demiyorum, ama etki kültüre, bağlama ve o rengin sayfadaki diğer renklerle ilişkisine bağlı. Aynı maviyi bir banka ekranında ve bir çocuk oyununda kullanınca aynı şey olmuyor.

Model nerede gerçekten iş görüyor

Çarkın en iyi kullanımı üretim değil, adlandırma. Araştırma notundaki "kullanıcı memnun kalmadı" cümlesi ekibe hiçbir şey söylemez. Aynı gözlem "kullanıcı işlemin gerçekten tamamlandığından emin olamadı, sayfayı yeniledi" haline geldiğinde ortadaki duygu belirsizlik ve güven eksikliği oluyor, düzeltmenin adresi de kendiliğinden belli: geri bildirim eksik, üstelik yıkıcı olmayan bir eksiklik değil bu.

Ne yapılacağına karar verirken Don Norman'ın üç düzeyli modeli (içgüdüsel, davranışsal, düşünsel) daha kullanışlı, çünkü doğrudan tasarım katmanlarıyla eşleşiyor: ilk bakıştaki görsel etki, kullanım sırasındaki akıcılık, sonrasında akılda kalan şey. Bulguyu adlandırırken Plutchik, karar alırken Norman. İkisini aynı işte kullanmaya kalkınca ikisi de zayıflıyor.

Çarkın sık dile getirilen sadelik eleştirisi de haklı. Utanç, gurur, mahcubiyet gibi sosyal duygular sekizlinin dışında kalıyor ve ürün deneyiminde bunlar hiç de kenarda değil. Yanlış ürün alıp iade formunu doldururken hissedilen şey listedeki hiçbir maddeye tam oturmuyor.

Kaynaklar