Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Ürünle İlk Karşılaşma ve İlk Kullanıcı Deneyimi

İlk Kullanıcı Deneyimini İyileştirmenin Pratik Yolları

Bir ürünle ilk temas çoğu zaman ürünün kendisinde başlamaz. Kullanıcı arama sonucunda, bir tavsiyede ya da reklam metninde bir beklenti kurar; uygulamayı açtığında yaptığı şey o beklentiyi doğrulamaktır. İlk deneyimi iyileştirmek isteyen ekiplerin çoğu kayıt ekranını cilalar, oysa kaybın büyük kısmı o ekrana gelinmeden önce yaşanır.

İlk temas nerede başlar

Onboarding ekranı ilk temas değildir. Kullanıcı oraya varana kadar arama sonucundaki başlığı, açıklama satırını, belki bir arkadaşının tek cümlelik yorumunu görmüştür. Beklenti orada kurulur.

Bunun asıl sonucu ölçümde ortaya çıkar. Dönüşümü kayıt ekranından başlatarak ölçersen ekrana hiç gelmeyenleri göremezsin, yani iyileştirmeyi zaten en istekli kullanıcı grubunun üzerinde yaparsın ve sonuçlar hep olduğundan iyi görünür. Huniyi bir adım geriden, beklentinin kurulduğu sayfadan başlat. Yüzde biriyle oynadığın sayı, o zaman gerçek sayı olur.

Netlik, iyi yazılmış cümleden önce gelir

İlk ekranda kullanıcının cevabını aradığı soru dar: bu ne, bana ne yapıyor, ilk adım nedir. Marka hikâyesi bu üç sorunun arkasına geçer.

Somut olmak, kısa olmaktan daha çok işe yarar. "Süreçlerinizi kolaylaştırır" cümlesi hiçbir şey söylemez; "faturaları e-posta kutusundan çekip muhasebe dosyasına yazar" cümlesi kullanıcının kendi durumunu içine koyabileceği bir kalıp verir. İkincisi daha uzun, yine de daha hızlı okunur.

Kayıt formunu kısaltmanın somut yolu

Kayıt formu ilk deneyimin en ölçülebilir parçası, çünkü her alanın bir tamamlanma maliyeti var ve bu maliyet alan sayısıyla birlikte artıyor.

Formdaki her zorunlu alan için tek bir soru sor: bu veriyi ilk oturumda gerçekten okuyan bir kod var mı? Yoksa alanı kaldır, gerektiğinde sonra sorarsın. Kayıt anında toplanıp aylarca kimsenin dokunmadığı alanları ayıklamak yarım günlük iş, karşılığı doğrudan tamamlanma oranında görünür. Misafir olarak devam etme seçeneği de aynı mantığın uç hâli: hesabı, kullanıcının ürünle bir işi bitirdiği ana ertele.

Sade başlangıç ile uzun vadeli değer çakışır

Bu konudaki tavsiyeler genelde iki şeyi aynı anda ister: ilk adım olabildiğince sade olsun, bir yandan da ürünün uzun vadede ne kazandıracağı ilk temasta iyice anlatılsın. İkisi tek ekranda yan yana durmaz. Modülleri, planları, gelecekteki yetenekleri onboarding'e sıkıştırdığın anda sadeliği kendi elinle bozarsın.

Çözüm sıralamada. Değer vaadi kayıttan önceki sayfanın işi; ilk oturumun işi ise kullanıcıya tek bir sonucu bitirtmek. İkinci, üçüncü oturumda ürünün geri kalanını göstermek için bolca yer var, üstelik o zaman kullanıcı ne aradığını da biliyor olur.

Sık yapılan hatalar

  • Onboarding'i ürün ekibinin bildiği sırayla kurmak, kullanıcının işi bitirme sırasıyla değil.
  • Boş durumları hiç tasarlamamak. İlk giriş, ürünün en boş göründüğü andır; örnek veri ya da hazır bir şablon burada işe yarar.
  • Fiyatı, limiti veya ek ücreti ilerideki bir adıma saklamak. Geç öğrenilen kısıt, baştan bilinenden çok daha fazla terk üretir.
  • İlk deneyimi yalnızca ekip içinde denemek. Ürünü ilk kez gören beş kişiyi izlemek, aynı süreyi analitik ekranına bakarak geçirmekten daha çok şey gösterir.

Kaynaklar