Öğrenme Tasarımında Kullanıcı Deneyimi: Neyi Bölüp Neyi Bütün Bırakmalı
Online eğitimde asıl kayıp içeriğin zayıflığından değil, kullanıcının kendini nerede sandığından geliyor. Yaygın reçete belli: içeriği küçük modüllere böl. Ama bölme işleminin bir faturası var ve bu fatura çoğu platformda hesaplanmadan kesiliyor.
Arayüzü öğretmeden içeriği öğretemezsiniz
Yeni bir platforma giren kullanıcı ilk birkaç dakikayı içerikle değil, menüyle uğraşarak geçiriyor. Bunu çözmenin yolu uzun bir kullanım kılavuzu değil, ilk oturumun başına konmuş kırk saniyelik bir tanıtım: nereden devam edilir, ilerleme nerede görünür, soru nereye yazılır. Üç soru, üç yer. Rol sayısı arttıkça (eğitmen, öğrenci, kurum yöneticisi) bu tanıtımı role göre ayırın, çünkü herkese aynı ekranı anlatmak kimseye bir şey anlatmıyor.
Bölmenin doğru yeri saat değil, karar noktası
Mikro öğrenme genelde süreyle tarif ediliyor: sekiz on dakikalık parçalar. Süre yanlış ölçü. İçeriği, kullanıcının bir şeyi uygulaması ya da bir karar vermesi gereken yerden bölün. Bir modül "şimdi kendi projende bunu dene" diyebiliyorsa doğru yerde bitmiştir; sırf on dakika dolduğu için kesilen modül, kullanıcıyı düşüncenin ortasında bırakır ve geri döndüğünde baştan izletir.
Bu yüzden bazı modüller üç dakika, bazıları yirmi dakika olur. Eşit uzunlukta modüller iyi tasarımın değil, takvim baskısının işaretidir.
Her modüle quiz koyarsanız mikro öğrenme geri teper
Yaygın tavsiye ikiye bölünüyor: içeriği parçala, sonra her parçanın sonuna pekiştirici bir quiz ve özet ekle. İkisini birlikte uygularsanız aritmetik ters çalışıyor. Bir saatlik içeriği sekiz on dakikalık modüllere böldüğünüzde elinizde altı ile sekiz modül kalır. Her birine üç dakikalık bir quiz koyduğunuzda kurs, kısaltmaya çalıştığınız haliyle karşılaştırıldığında seksen dakikanın üzerine çıkar.
Yani "öğrenme yükünü azaltalım" diye başlayan tasarım, toplam süreyi yüzde otuz büyütmüş olur. Quizi her modüle değil, birbirine bağlı modül gruplarının sonuna koyun. Özet cümlesini de her modülün altına yapıştırmayın; kullanıcı iki dakika önce izlediği şeyin özetini okumaz.
Kullanıcının nerede olduğunu ona söyleyin
Kaybolma hissi, içerik uzunluğundan çok konum bilgisinin yokluğundan çıkıyor. Sayfanın üstünde hiyerarşiyi gösteren bir gezinti çubuğu ve "kaldığın yerden devam et" düğmesi, çoğu platformda eklenen yarım düzine motivasyon rozetinden daha fazla iş görür.
Ama bu ikisi görsel bir detay değil, veri modeli meselesi. "Kaldığın yer" ancak ilerlemeyi modül bazında kaydediyorsanız doğru çalışır (video oynatıcının verdiği izlenme yüzdesine güvenmek pratikte hep yanlış yere götürüyor). Kullanıcı sekmeyi kapattığında son tamamlanan modülün kimliği sunucuda duruyorsa bu özellik üç satırlık bir sorgudur; durmuyorsa arayüze ne koyarsanız koyun yalan söyler.
URL yapısı gezinmenin yarısıdır
Eğitim sayfalarının adresleri hiyerarşiyi taşısın: kurs, bölüm, modül. Kullanıcı adres çubuğuna bakıp bir üst seviyeye elle çıkabiliyorsa gezinti zaten yarı yarıya çözülmüş demektir. Rastgele kimlik numarası taşıyan adresler hem paylaşılamaz hem de arama motorunda tek bir sayfa gibi görünür.
Çıkarmadığınız şey de tasarımdır
Bir modüle konu dışı ilginç bir örnek eklemek ucuz görünür, maliyeti sonra çıkar: kullanıcı o örneği sınavda çıkacak sanır, tekrar izler, zaman kaybeder. Amaca hizmet etmeyen her bilgi, öğrenenin dikkat bütçesinden harcanıyor. Modülü yayına almadan önce şunu sorun: bu paragraf çıkarsa kullanıcı hedefe ulaşamaz mı? Ulaşıyorsa paragraf çıkar.
Kaynaklar