Kullanıcı İhtiyaçları ve Maslow Piramidinin Sınırları
Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi tasarım sunumlarının değişmez slaydı: beş katlı bir piramit, en altta yemek ve barınma, en üstte kendini gerçekleştirme. Model kullanıcıyı anlamak için fena bir başlangıç değil, ama piramidi Maslow çizmedi ve katı sıralama iddiası kendi metninde bile durmuyor. Geriye kalan kısım yine de işe yarıyor, sadece sanıldığı yerde değil.
Piramidi Maslow çizmedi
1943 tarihli A Theory of Human Motivation makalesinde piramit yok. Beş ihtiyaç kümesi var, aralarında gevşek bir öncelik ilişkisi var, şekil yok. Üçgen görsel sonradan, model yönetim literatüründe popülerleşirken eklendi ve en tartışmalı kısmı, yani basamakların birbirinin üstüne oturduğu fikrini, tartışılmaz bir resme dönüştürdü.
Maslow'un kendisi sıralamanın herkeste aynı işlemediğini yazmıştı. Bazı insanlarda saygı görme ihtiyacı sevgiden önce gelir, bir basamağın tamamen doldurulması da gerekmez, kısmi doyum yeterlidir. Piramit bunların hiçbirini taşımıyor. Bir görsel kaynağındaki çekinceleri silecek kadar güçlüyse, o çekinceleri her kullanımda elle geri koymak gerekiyor.
Ekran açlığı gidermez
Modelin ürün tasarımına en kötü çevirisi şu: “fizyolojik ihtiyaçlara hitap etmek için iştah açan görseller kullanın.” Burada ihtiyacı karşılamakla ihtiyacı uyandırmak birbirine karışıyor. Canlı bir içecek fotoğrafı susuzluğu gidermez, tetikler.
Dijital ürünler temel ihtiyaçlara dolaylı değiyor. Yemek uygulaması açlığı gidermez, yemeğin gelme süresini kısaltır. Bankacılık uygulaması güvenlik üretmez, paranın yerinde durduğunu görünür kılar. Asıl tasarım alanı bu ara halka, çünkü kararlar orada veriliyor. Kullanıcının derin güdüsünü doğru adlandırmak, ekranda hangi düğmenin nereye gideceğini söylemiyor.
Güvenlik basamağı en somut olanı
Beş basamak içinde bir ürün ekibinin gerçekten müdahale edebildiği yer güvenlik. Geri kalanı büyük ölçüde ürünün ne olduğuyla belirlenmiş durumda, güvenlik ise baştan sona uygulama detayı.
Ama burada da iki ayrı şey var: gerçek güvenlik ve hissedilen güvenlik. Şifre politikasını sıkılaştırmak, oturumu düzgün sonlandırmak, iki adımlı doğrulama eklemek birkaç günlük iş ve hiçbiri kullanıcıya görünmüyor. Görünen taraf, işler ters gittiğinde ne söylediğin. Para transferi yarıda kalınca “bir hata oluştu” yazan ekranla, işlemin hangi aşamada durduğunu ve paranın şu an nerede beklediğini yazan ekran arasındaki fark, sayfaya eklenen güvenlik rozetinden çok daha fazlasını taşır. Rozet herkeste var. Dürüst hata mesajı yok.
Sıralamanın tersine döndüğü yerler
Modeli ciddiye alan biri kısa sürede kullanıcıların basamakları atladığını fark eder. Dil uygulamasındaki serisi bozulmasın diye uykusundan veren kullanıcı, üst basamak uğruna alt basamağı feda ediyor. Kurumsal yazılımda durum daha keskin: bir raporun kimin adıyla çıktığı, çoğu toplantıda raporun doğruluğundan daha uzun tartışılıyor.
Bu yüzden hiyerarşiyi kontrol listesi gibi kullanmak yanlış. “Alt basamakları karşıladık, üste geçebiliriz” cümlesi ürün toplantısında kulağa mantıklı geliyor, ama sahada karşılığı yok.
Modelden geriye ne kalıyor
Kalan şey bir öncelik algoritması değil, ortak bir kelime dağarcığı. Hiyerarşinin ürün ekiplerine verdiği asıl katkı, kullanıcının ekranın dışında bir hayatı olduğunu hatırlatması. Interaction Design Foundation'ın aynı konudaki yazısı bunu daha doğrudan söylüyor: kullanıcı ihtiyaçları gündelik ihtiyaçlardan farklı değil, o yüzden piramide bakmak yerine insanların gün içinde ne yaptığına bakmak daha çok şey öğretiyor.
Kullanıcının hangi kutuya girdiğini tartışmaya değmez. Akışı bırakıp gittiği yeri bul, orada karşılanmayan neyse ona bak. Cevap çoğu zaman piramidin hiçbir katında yazmıyor, formun altıncı alanında yazıyor.
Kaynak