Kullanıcı Arayüzünde Tutarlılık: Türleri, Maliyeti ve Sınırı
Tutarlı arayüz, kullanıcının bir kez öğrendiği şeyi ikinci kez öğrenmek zorunda kalmamasıdır. Tanım basit görünür ama uygulamada birbirinden ayrı iki iş çıkar: görünenin her yerde aynı olması ve davranışın her yerde aynı olması. Bu ikisinin ne olduğunu, bilişsel yükü neden düşürdüğünü, tutarlılığı korumanın gerçekte neye mal olduğunu ve hangi noktada kullanıcının aleyhine döndüğünü baştan kuralım.
Önce tanım: neyin aynı olması gerekiyor
Tutarlılık, aynı işi yapan öğenin her ekranda aynı görünmesi ve aynı tepkiyi vermesidir. Bunu üç ayrı katmanda düşünmek işi kolaylaştırır, çünkü üçü farklı sebeplerle bozulur.
Estetik tutarlılık
Yazı tipi, renk paleti, ikon stili, boşluk ölçüleri. Buradaki asıl mesele güzellik değil, rengin ve biçimin bilgi taşıması. Vurgu renginiz yalnızca birincil eylemi temsil ediyorsa, kullanıcı o rengi gördüğü an ne olacağını tahmin eder. Aynı renk bir ekranda "Kaydet", başka bir ekranda "Sil" için kullanıldığı anda renk bilgi taşımayı bırakır ve sadece dekorasyona döner. Kaybedilen şey estetik değil, öngörülebilirliktir.
Davranışsal tutarlılık
Aynı isimdeki eylem her yerde aynı sonucu vermeli. "Kaydet" bir formda değişikliği saklayıp ekranda kalıyorsa, diğerinde saklayıp pencereyi kapatmamalı. Bu tür sapmalar tasarım kararından değil, ekranların farklı zamanlarda farklı kişilerce yazılmasından doğar; o yüzden de en sık görülen tutarsızlık türüdür.
Geri bildirim tutarlılığı
Başarı ve hata mesajlarının biçimi, dili ve konumu. Bir ekranda hata alanın hemen altında, diğerinde sayfanın tepesinde beliriyorsa kullanıcı her seferinde hatayı aramak zorunda kalır. Aramak, okumaktan yavaştır. Mesajın nerede çıkacağını sabitlemek, mesajın metnini güzelleştirmekten daha çok fayda getirir.
Neden işe yarıyor
Kullanıcı bir arayüzü kullanırken zihninde bir model kurar: şuna basarsam şu olur. Tutarlı arayüz bu modeli tek seferde kurdurur ve her yeni ekranda geçerli kılar. Tutarsız arayüz ise modeli her ekranda yeniden sınamaya zorlar. Aradaki fark hız değil, dikkatin nereye harcandığıdır. Kullanıcı arayüzü çözmekle uğraşırken kendi işine odaklanamaz.
Bunun ikinci bir etkisi de var. Öngörülebilir sistemde hata yapma korkusu azalır, dolayısıyla kullanıcı denemeye daha istekli olur. Yeni bir özelliğin keşfedilme oranı çoğu zaman özelliğin kendisiyle değil, çevresindeki arayüzün tanıdıklığıyla ilgilidir.
Tutarlılığın gerçek maliyeti
"Her şeyi aynı yapın" tavsiyesi bedava değil. Basit bir hesap: elinizde birincil, ikincil, tehlikeli ve pasif olmak üzere dört buton varyantı varsa ve her varyantın normal, üzerine gelme, odak, devre dışı, yükleniyor olmak üzere beş durumu varsa, tanımlanması ve tutarlı tutulması gereken yirmi görsel durum vardır. Beşinci bir varyant eklediğinizde bu sayı yirmi beşe çıkar. Tasarım sistemi bu yirmi beş tanımı ortadan kaldırmaz, sadece tek yerde toplar; bakım yükü durmadan büyümeye devam eder.
Bu yüzden tutarlılığı sağlamanın en ucuz yolu daha çok kural yazmak değil, bileşen envanterini küçültmek. Dört buton varyantıyla yaşanabiliyorsa yedincisini eklemeyin, tutarsızlık ihtimalini kaynağında keser. Mevcut bir arayüzde işe başlarken de doğru ilk adım stil rehberi yazmak değil, envanter çıkarmaktır: kaç farklı buton, kaç gri tonu, kaç ayrı tarih biçimi kullanılmış? Sayı genelde tahmin edilenin iki katı çıkar.
Tutarlılığın kullanıcı aleyhine döndüğü yer
Kaynak metinlerin çoğunun atladığı sınır burası. İç tutarlılık, ürünün kendi içindeki bütünlüktür. Dış tutarlılık ise ürünün, kullanıcının başka yerlerde öğrendiği yerleşik alışkanlıklara uymasıdır: altı çizili farklı renkteki metin bağlantıdır, sepet ikonu sağ üsttedir, geri hareketi bir önceki ekrana götürür. Bu ikisi çatıştığında dış tutarlılık kazanır. Kendi tasarım diliniz uğruna yerleşik bir kalıbı bozduğunuzda ürün kendi içinde kusursuz kalır, kullanıcı yine de kaybolur; çünkü kullanıcı zamanının büyük bölümünü sizin ürününüzde değil, başka ürünlerde geçiriyor.
İkinci sınır, yanlış kalıbın tutarlılık adına korunması. Bir kalıbın hatalı olduğu anlaşıldığında "her yerde böyle, bozmayalım" gerekçesiyle sürdürmek, hatayı standarda çevirir. Bir kalıbı düzelteceksen hepsini birden düzelt, yarısında bırakma; yarım kalan geçişte kullanıcı iki ayrı doğru öğrenmek zorunda kalır ve bir süre sonra ikisine de güvenmez. Geçici tutarsızlık kalıcı tutarsızlıktan iyidir, ama ancak gerçekten geçiciyse.
Nereden başlanır
- Mevcut ekranların envanterini çıkarın: kaç buton stili, kaç renk, kaç tarih ve para biçimi.
- Aynı işi yapan tekrarları tek tanıma indirin; eleme, ekleme yapmaktan daha çok kazandırır.
- Kalan her bileşenin tüm durumlarını yazılı hale getirin, özellikle hata ve yükleniyor durumlarını.
- Geri bildirim mesajlarının konumunu ve dilini sabitleyin.
- Yeni ekranı bu envanterden kurun; envanterde olmayan bir öğeye ihtiyaç duyuyorsanız önce envantere ekleyin, sonra kullanın.
Kaynaklar
- Support Users by Being Consistently Consistent | IxDF
- Don Norman, The Design of Everyday Things: zihinsel model ve öngörülebilirlik üzerine temel kaynak.
- Nielsen Norman Group'un kullanılabilirlik sezgiselleri, tutarlılığı yerleşik standartlarla birlikte ele alır.