Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Hikaye Panosu ile UX Tutarlılığını Üretimden Önce Sınamak

Storyboard: bir akışı çizerek test etme yöntemi

Tutarlı bir arayüz, kullanıcının bir sonraki ekranda ne göreceğini önceden bilmesi demektir. Bunu kod yazıldıktan sonra ölçmek pahalıdır, çünkü o noktada tek bir adımı değiştirmek akışın tamamına dokunur. Hikaye panosu aynı soruyu kağıt üzerinde sormanın yoludur: akışı birkaç kareye bölersiniz, sonra aynı akışı bir de karşı taraftan çizersiniz.

Tutarlılık neyi ucuzlatır

Kullanıcı bir ekranda öğrendiği kalıbı diğerinde de geçerli sayar. Onay hep aynı dille soruluyorsa, geri dönüş hep aynı yerdeyse, ikinci kez düşünmeden ilerler. Getirisi estetik değil ölçülebilir: daha az yanlış tıklama, daha az yarıda bırakılmış işlem, destek ekibine daha az soru.

Tersi de doğru. Aynı işlemi iki farklı ekranda iki farklı adla sunarsanız kullanıcı bunların aynı şey olduğundan emin olamaz, emin olmadığı yerde de durur.

Hikaye panosu nedir, nasıl çizilir

Hikaye panosu bir sürecin adımlarını sırayla küçük karelere çizmektir. Sinemadan geliyor, tasarıma oradan geçti. Amaç güzel bir çizim üretmek değil, akışın kaç adımdan oluştuğunu ve her adımda kullanıcının ne bildiğini görünür kılmak.

  • Bir A4 kağıdı dört, altı ya da sekiz kareye bölün. Kare sayısı adım sayısını sınırlar, bu bir kısıt değil fayda.
  • İlk turu kullanıcı gözünden çizin. Ürün iadesi örneğinde: kutuyu açar, hasarı görür, siteye girer, iade formunu arar, kargo kodunu bekler.
  • İkinci turu aynı süreç için iş tarafından çizin. Bildirim düşer, iade kontrol edilir, onay verilir, para iadesi tetiklenir.
  • Çöp adam yeterli. Çizim becerisi bu işin girdisi değil.

Değer, iki panonun ayrıldığı yerde

Tek pano size sürecin özetini verir. İki pano uyuşmazlığı verir, asıl aradığınız da odur. Kullanıcı tarafında tek kare olan bir adım iş tarafında üç kare tutuyorsa orada bir bekleme süresi vardır ve kullanıcı o süreyi ekranda hiçbir yerde görmüyordur. Bir iade akışını böyle çizdiğimde, kullanıcının "onaylandı" sandığı tek kare iş tarafında üç ayrı sisteme dokunuyordu; düzeltilmesi gereken ekran değil, o ekranda verilen sözdü.

Panonun göremediği şey

Hikaye panosu doğrusaldır. Kareler soldan sağa akar ve akışın tek bir gidişatını anlatır, genellikle de en iyimser olanını. Oysa tutarlılık en çok mutlu yolun dışında bozulur: kart reddedildiğinde, kargo kodu gelmediğinde, kullanıcı yarıda çıkıp ertesi gün geri döndüğünde.

Bunu kare sayısını artırarak çözemezsiniz. Akıştaki her ikili karar olası yol sayısını ikiye katlar, dört karar on altı ayrı hikaye eder ve kimse on altı pano çizmez. Yapılabilir olan şu: ana yolu çizin, sonra her karar noktasının altına "ya olmazsa" diye tek bir kare ekleyin. O tek kareler çoğu projede hiç tasarlanmamış ekranlar çıkar.

Panoyu hikayeye çevirin

Kareleri çizdikten sonra altlarına iki üç cümlelik bir metin yazın: kim, ne için geldi, ne oldu, elinde ne ile ayrıldı. Çizimde göze batmayan boşluk yazıda hemen belli olur, çünkü cümle kurarken atladığınız adımın üstünden atlayamazsınız. Aynı işi, ürün henüz ortada yokken yazılan kısa bir duyuru metniyle de yapabilirsiniz.

İlkelerle çapraz kontrol

Ekibinizin bir tasarım ilkeleri listesi varsa panoyu ona karşı okuyun. Burada tek bir işe yarar ölçüt var: bir ilke iki seçenek arasında karar veremiyorsa o ilke değil süstür. "Kullanıcı odaklıyız" hiçbir tartışmayı bitirmez. "Onay isteyen her işlem geri alınabilir olacak" bitirir, üstelik panodaki hangi karenin eksik olduğunu da söyler.

Kaynak